Başkanlığı övenler ofsayta düştü…

BAŞKANLIĞI ÖVENLER OFSAYTA DÜŞTÜ!..
Mehmet Tezkan

Hüseyin Yayman’ı hatırlarsınız.. Bir ara ekranlara çok sık çıkardı..

Akademisyendir..

Türkiye’nin toplumsal yapısı, muhafazakârlık ve Kürt sorunu konusunda önemli çalışmaları vardır..

İktidara yakındı..

Çözüm sürecinde kurulan akil insanlar heyetindeydi..

7 Haziran seçimlerinde AKP milletvekili oldu..

1 Kasım’da listeye giremedi ama Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı görevine getirildi..

***

Bu kadar bilgiden sonra gelelim konumuza..

Hüseyin Yayman’ın yeni bir çalışması yayımlandı..

Adı: Türkiye’de devlet reformu ve başkanlık sistemi..

***

Kitabın son bölümünü başkanlık sistemine ayırmış.. Başkanlık sisteminin faydalarını sıralamış..

Birinci sıraya istikrarlı yönetim ve güçlü iktidar meselesini koymuş..

Demiş ki; Başkan ve parlamento iki ayrı seçimde belirli sürelerle işbaşına geldikleri ve aralarında katı bir ayrım olduğu için daha istikrarlı ve güçlü bir yönetim oluşuyor..

ABD gibi..

İyi de iktidarın önerisi böyle değil..

İktidar başkanla meclisin aynı anda seçilmesini öngörüyor.. Birbirinden bağımsız değil, birbirine bağımlı seçim anlayışını öneriyor..

Başkanlık modeline ilk gediği açıyor..

***

Yayman demiş ki; Milletvekilleri sadece yasama ve denetleme faaliyetleriyle ilgileneceği için parlamentonun etkinliği artacak..

İktidarın medyaya sızan taslağında denetim yok.. Gensoru müessesesi falan yok.. Yürütmenin yasamaya hesap vereceği alan yok..

***

Yine demiş ki; Başkanlık sisteminde meclis kanun yapma ve bütçeyi belirleme gibi iki yetkiyi tekelinde tutarak başkanı kendisine bağımlı/muhtaç bırakıyor..

Bizde böyle olmayacak..

Başkan meclise bağımlı/muhtaç olmasın diye başkana başkanlık kararnamesi çıkarma yetkisi verilecek..

KHK gibi..

Yasa..

Burhan Kuzu bunun gerekçesini ‘Obama gibi olmasını istemeyiz’ sözleriyle açıklamıştı..

***

Yayman diyor ki; Latin Amerika ülkelerinde başkanlık modeli olması gereken ilkelerden uzak.. Bu ülkelerde başkanın kanun yapma yetkisi var..

Bizde de olacak..

***

Yayman Hoca, başkanlık sistemini överek ofsayta düşmüş.. Sadece o değil, başkanlık sistemini ekranlarda şiddetle savunanlar da ofsayta düştü..

Niye mi?

İktidarın getirmek istediği model başkanlık sistemi değil de ondan..

Ne?

Tam ve güçlendirilmiş başkanlık sistemi..

Muhtar seçimi de yapmayalım!..

İktidar, OHAL’e dayanarak KHK ile rektörlük seçimini kaldırmıştı..

Gerekçesi?

Üniversitelerdeki rektörlük seçimlerinin ‘gruplaşmalara’, ‘hizipleşmelere’ ve kırgınlıklara’ yol açmasıymış..

Bu sebeple olsa gerek, Boğaziçi Üniversitesi’nde oyların yüzde 86’sını alan Gülay Barbarosoğlu rektör yapılmadı..

Seçime katılmayan Mehmet Özkan rektörlüğe atandı..

Bu durum hükümet sözcüsü Kurtulmuşa soruldu…

Cevabı..

‘Şimdi biliyorsunuz, rektör seçimleri konusunda geçtiğimiz dönemlerde her rektör seçimi sırasında maalesef kamplaşmalar olur, fikri-ideolojik anlamda da değil çoğu zaman şahıslar üzerinde oluşan öbeklerdir. Bu tartışmalar birkaç yıl devam ederdi. Bunların ne kadar çok üniversitelere zarar verdiğini biliyoruz. Bu anlamda KHK çerçevesinde öğretim üyeleri arasında bir bölünmenin gündeme getirilmemesi adına (…) Farklılıkların, gerginliklerin ortaya çıkmaması adına böyle bir KHK çıkarıldı.’

***

Türkiye ortalamasının çok üstünde eğitim seviyesinde insanların katıldığı seçim..

Bölünmeye, gerginliklere, kutuplaşmaya neden oluyorsa..

Üniversitelerde seçim bu sebeple kaldırıldıysa..

Muhtarlık seçimini de kaldıralım..

Mahallede, köylerde hayli hayli gerginliğe neden olur..

Eğitim seviyesi düşük yerlerde kavga çıkartır..

İlçe belediye başkanlığı seçimini de kaldıralım..

Kutuplaşmaya neden olur.. İlçe bölünür..

İl belediye başkanlığı seçimlerini de kaldıralım..

Husumetlere neden olur.. Şahıslar üzerine öbekleşmeler olur..

Sanki kampüste PKK’lılar yakalandı

Boğaziçi Üniversitesi’nde 200’e yakın öğrenci bu durumu protesto etmek istedi..

Kayyum rektör istemiyoruz diye pankart açmışlar..

Güney Kampüsü’nden Kuzey Kampüsü’ne yürümek istemişler..

Polis izin vermemiş.. Üç kişilik gruplar halinde kaldırımdan yürüyün demiş..

İtirazlar falan..

Görüntüleri izledim.. Polis öğrencilerin arasına bir daldı ki; görmeyin..

Elebaşı gördüğü kişilerin üzerine çullandılar.. Yere yatırdılar, yaka paça yerde sürükleyerek gözaltına aldılar..

Zannedersin ki; PKK’lı teröristleri yakaladılar..

Zannedersin ki; eylem hazırlığındaki IŞİD’lilere müdahale ettiler.

***

Bırakın, insanlar protesto hakkını kullansın..

Bırakın, insanlar bir şeylere itiraz edebilsin..

200 öğrenci yürüse memleket mi batardı!..