Bildiğiniz herşeyi değiştiriyorlar. Belki de hiç ölmeyeceksiniz…

Bildiğiniz herşeyi değiştiriyorlar. Belki de hiç ölmeyeceksiniz…
Sanem Altan

İnsanoğlu uzun yıllardır ölümün kara büyüsünü delmek için uğraşıyor.

Galiba sonunda ölümü bitiriyorlar.

Sanırım bütün efsaneleri, masalları, din kitaplarını bir daha okumamız gerekecek…

Yeryüzünde kağıt üzerine ister Tanrı kelamı, ister yüzlerce yıldan süzülmüş efsane, ister masal olarak geçmiş ne varsa sonunda gerçekleşiyor…

Yazılmış ne söz varsa bu dünyada etlenip kemikleniyor.

Geçen gün ölümsüzlük üzerine bir belgesel seyrettim…

DNA denen tılsımdan, her canlının hücrelerinde olan o bilgiden yani, o canlının aynısını yapmışlar.

Sizin DNA’nızdan sizi tekrar yaratıyorlar.

Siz ölüp bu dünyadan ayrılırken, yeni bir hayata bir daha bu dünyada başlıyorsunuz.

Yeniden yaşayacağımızı gerçekten bilerek öleceğiz yakında…

Tıpkı kitaplarda yazdığı gibi…

***

Bu, son otuz yıldır uğraşılan, zaman zaman gazete sayfalarında minicik kutu içinde bir haber olarak okuduğumuz tam nereye vardıklarını bilmediğimiz bir çalışma…

En azından ben ucunun nereye vardığını bilmiyordum.

Yapılanları hayranlıkla izledim…

Gerçekten yaşam ve ölümle ilgili tüm düşünceleriniz ve duygularınız yerle bir oluyor bunu seyrettiğinizde…

Ölümü bitiriyorlar çünkü…

Ve asıl soru da o zaman ortaya çıkıyor zaten…

Gerçekten ölümü bitiriyorlarsa “ölümüz bir yaşam” nasıl olacak peki?

***

Ölümlü bir hayatın tüm kaideleri, alışkanlıkları, değerleri değişiyor.

Ölümle ilgili bildiğiniz ne varsa değişiyor aslında.

Ve yaşamın yeni kaideleri, ilişkileri, değerleri geliyor yerine.

İnanılmaz bir şey oluyor hayat…

Hatta oldu bile belki bir yerlerde ama biz bilmiyoruz henüz.

Korkularımız aşklarımız isteklerimiz acılarımız bütünüyle biçim değiştirecek bu yeni hayatta…

Bildiğimiz her şey değişecek.

***

Belgeseli seyrederken o kadar çok heyecanlandım ki notlar almaya başladım.

Onlarca soru birbirinin peşine takılarak aklımda dolanmaya başladı.

Mesela DNA ile yeniden bizi yaratabiliyorlar ama yaşanan tecrübeyi de DNA ile geçirebiliyorlar mı acaba?

Yoksa biz her seferinde hayatı yeniden mi yaşacağız?

Hafızayı da aktarmayı beceriyorlar mı?

Hangisi daha iyi ona da karar veremedim aslında…

Hafıza iyi bir şey midir yoksa unutmak mıdır yaşamı sürükleyen?

Ya da ölmüşlerin kemiklerinden onları yeniden yaratabilecekler mi?

Siz dede olduğunuzda sizin dedeniz iki yaşında çocuk mu olacak yaşadığınız hayatın içinde?

Aslında sadece bunları düşünmek bile yepyeni bir hayata hazırlıyor bize.

Sizin hayatınızı yeni bir hayatla değiştiriyorlar.

Size dedim ya tüm efsaneleri masalları din kitaplarını yeniden okumak zorundayız diye…

Çünkü gerçekten orada ne yazıyorsa bunu siz yaşarken yapıyorlar…

***

İnsanın ölümü yenmeye hazırlandığı bir çağda yaşıyoruz.

Tanrının kendi yarattığı ölümlülüğe çare bulmamıza izin verdiği bir dönemde yaşıyoruz…

Tanrının kurallarının bile değişeceği zamana geldik…

Kendi ülkemizde yaşananlara baktığımızda ise herhalde iki soru sormamız gerekecek.

Bu yaşadıklarımız bu çağa yakışıyor mu?

Böyle bir çağda biz niye hala bunları yaşamak zorunda kalıyoruz?

Bir Cevap Yazın