Bu zihniyetle barış zor…

Bu zihniyetle barış zor…
Güngör Mengi

Ülkemiz cumhuriyet tarihinin en riskli döneminden geçiyor.

Başarırsak, geleceğin vaat ettiği

kazanımlarla yücelecektir Türkiye.

Aksi hâlde bütünlüğünü koruyamamış her toplum gibi bedeller ödeyecektir.

Terörün önünü askeri tedbirle alamadık.

2000 yılında PKK tükenmiş hâldeydi. Sonra yanlış politikalar terör örgütünü eskisinden daha tehlikeli boyutlara getirdi.

Aynı başarıyı tekrarlamak için o dönemde başvurulan tedbirleri yeniden hayata geçiremezdik. Çünkü çağdaş bir devlete yakışmayacak bir mücadele yöntemiydi o..

Şimdi tarz değişti; müzakere ile terör örgütünü silâh bırakmaya razı edeceğiz.

Siyasi iktidar haklı olarak kendini masanın öbür tarafındaki muhatabına güvenilir göstermeye çalışıyor.

Barış için milliyetçilikten vazgeçecek kadar özveriye razı gibi görünüyor.

Başbakan, dünkü grup toplantısında ikinci kez tekrarladı:

“Biz Kürt milliyetçiliğini de Laz, Türk ve Arap milliyetçiliğini de ayaklarımızın altına alıyoruz…”

Türkiye Cumhuriyeti’nin temelindeki harç milliyetçiliktir.

Ama kafatası milliyetçiliği değil.

Atatürk “Biz milli mevcudiyetin temelini milli şuurda ve milli birlikte görmekteyiz” demiştir.

Etnik çeşitliliği bütünleştirici bir anlayışla yüceltmiştir:

“Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trabzonlu, Trakyalı ve Makedonyalı hep bir ırkın evlâtları, aynı cevherin damarlarıdır.”

Ülkenin bugünkü yöneticileri yazık ki milliyetçiliği Atatürk’ün hassasiyeti ile değerlendiremiyor.

O, Türk’ü etnik bir unsur olarak değil imparatorluktan kalan halkları millet yapan bir üst kimlik kabul ediyordu.

Başbakan, bu hassasiyete aynı saygıyı göstermiyor. Göstermesi lâzım.

Türklüğü etnik çeşitliliğe böyle feda etmek, Kürt sorununu çözmez, başka çözümsüz sorunlara emsal yaratır.

Bölücü teröre karşı otuz yıldır süren savaşa rağmen Türkiye’nin birlik ve bütünlüğü çökmemişse bunun en önemli nedeni Atatürk milliyetçiliğinin her türlü kötülemeye rağmen ruhlarda yaşamaya devam etmesidir.

Gündemimiz zor: Terör örgütüne silâh bıraktıracağız anayasa yapacağız.

Siyaset, kutuplaşmanın zehirli sonuçlarını bilerek davranmalıdır.

Özellikle iktidar, muhalefetin desteğine sahip olmayan bir çözümün çare olmayacağını unutmamalıdır.

Başbakan dünkü grupta CHP’yi, polis katillerini korumakla, başörtüsü ve demokrasi düşmanlığı yapmakla, darbe tertipçilerini bir araya toplamakla suçladı.

Türkiye önündeki tarihi dönemeci bu zihniyetle geçemez!

Bir Cevap Yazın