Devleti Aşağılayan Devlet Başkanı Adayı…

Devleti Aşağılayan Devlet Başkanı Adayı…
Orhan Erinç

Cumhurbaşkanlığı seçimi propagandası hem gülünecek hem de ağlanacak ayrıntılarla sürüyor.
Ayrıcalıklı aday Erdoğan, debdebeli bir törenle açıkladığı “Vizyon Belgesi”nde 12 yıldır söyleyip yaptıklarını yinelemesine karşın yandaşlarca ayıptır söylemesi gaza getiriliyor.
Ayrımcılık alışkanlığı bu kez de devletle ulusu (millet) birbirine vurdurma üzerine kurgulanmış.
Ekmel Bey’i “devletin adayı” olmakla eleştirir hatta suçlarken, düzenlenmesinde tek seçicilik yaptığı ceza öngören yasaları da unutuveriyor.
Tek seçici demişken şunu da anımsatayım. Bu tanım ilk kez ulusal futbol takımının başına getirilen ustalarımızdan Eşfak Aykaç (1918-2003) için kullanılmıştı.
İkinci tek seçicimiz ise Erdoğan oldu. Görüşü alınmadan AKP’de neredeyse sineğin uçmasına bile izin verilmiyor.
Bize çok önemsiz gelen kimi ayrıntılar konusunda bile son kararı kendisi veriyor.

***

Evet konuya dönelim. Biliyorsunuz Türk Ceza Yasası’nda ünlü bir 301’inci madde var. 2 yıla kadar hapis cezası öngören edimler arasında “Türkiye Cumhuriyeti Devleti”ni aşağılamak da yer alıyor.
Şöyle yürekli bir savcı çıkıp fezleke hazırlasa da başımıza dertler açan şu maddeden kurtulsak diyorum.
Abarttığımı sanmayın. Günümüz gerçeklerinden yola çıkıyorum.
Kimler hakkında hangi yasanın hangi maddesine göre fezleke hazırlanmışsa ya suç olmaktan çıkarılıyor ya da etkisiz kalması laf kalabalığı ile sağlanıyor.

***

Erdoğan’ın belgesindeki kimi bölümler anayasa ile bağdaşmıyor ama olsun varsın. Anayasa Hukuku’na da katkımız olsun. Anayasa Mahkemesi oyunbozanlık yapmakta epeyce geç kaldı sanırım.
Kimileri de cumhurbaşkanı seçilirse nasıl ant içeceğini soruyor. Herhalde “hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve devrimlerine (inkılaplarına) ve laik Cumhuriyet ilkesine” bağlı kalacağından kuşku duyuyorlar.
Oysa yanıtı basit. Aynı bölüm milletvekili yemininde de vardı!

***

“Kendi benliğini ayaklar altına almak” büyük çoğunluğun benimsediği kurallardan biri.
Ayrıcalıklı aday ise önce milliyetçiliği ayaklar altına aldı, sonra da sıra rakiplerine geldi.
Tanrı sonumuzu hayretsin…