Devletlerin, milletlerin gücü kalabalıklarla ölçülemez…

Vasiyet vaziyet…
Güngör Mengi

Başbakan çocuk meselesine taktı. En az üç çocuğu vasiyet haline getirmesi dünyada bir ilk!

Takıntının sebebi dini bakış mıdır yoksa devletin gücünü sayılarla ölçen dar milliyetçi güdüler mi bilmiyorum ama vatandaşı çoğalmaya çağıran siyasetçinin iki yönden de haklılığı yoktur.

Hele hele dört kişilik bir ailenin ayda 800 lira ile geçinebileceğini söyleyen bir Çalışma Bakanı’nız varsa.

Vücudu ve beyni iyi gelişmiş, yaşama sevincine sahip, meslek sahibi olmuş kuşaklar emirle, telkinle yaratılamaz.

Devletlerin, milletlerin gücü kalabalıklarla ölçülemez.

İnternet’te ilginç bir araştırma geziyor.

Pakistanlı bir bilim adamı (Dr. Faruk Saleem – İslâmabat) dinlere göre kalkınmışlık durumlarını incelemiş.

Geleceğin, bilgi temelli toplumların olacağını açıkça ortaya koymuş…

Kalabalık güç değildir

Gezegenimizde 1,5 milyara yakın Müslüman yaşıyor. Her 100 Müslümana karşılık 1 Yahudi var.

Buna rağmen Yahudiler sanat ve kültürde olsun bilim ve teknolojide olsun Müslüman topluma neden fark atıyor?

Son yüz yılda sadece bilimsel alanda Yahudiler 104 Nobel ödülü kazanırken Müslümanlar neden yalnızca 3 Nobel alabildiler?

Cevap şu: Çünkü onlar her çocuğa ve her gence kaliteli eğitim verirler. Bu eğitim türü sorgulayıcı (teslimiyetçi değil), araştırıcı (ezberci değil) ve yaratıcıdır (bilgi üretmek ve bulmak içindir)..

Müslüman dünyanın sorunu ne?

Yanlış eğitim veriyorlar (Büyük oranda din eksenli, sorgusuz, araştırmasız, ezberci ve dayatmacı eğitim)..

Dünya Üniversitelerinin Akademik Değer Listesi’nde, Müslüman çoğunluğa sahip ülkelerin hiç birinden ilk 500’e giren üniversite yoktu 2004 yılına kadar.

İslâm Konferansı coğrafyasında toplam 500 üniversite bulunuyor.

Sadece ABD’de 5 bin 758 üniversite var. Kalite farkları da ayrı bir sorundur.

İki türlü başarısızlık

Şanssızlık değil, seçimleri böyle.

Amerika’da 4 bin, Japonya’da 5 bin bilim insanı yaşıyor. Müslüman dünyasını oluşturan 57 ülkede sadece 230…

Hıristiyan dünyası araştırma ve geliştirmeye Müslüman ülkelerden 25 kat fazla kaynak tahsis etmektedir.

Araştırmanın sonuç bölümünde “genç nüfus problemi var” denmiyor.

“İslâm dünyası yeni bilgi üretebilecek kapasiteden yoksundur” diyor.

“Dünyanın ürettiği bilgiyi kendi halklarına öğretmekte de başarısız” diyor.

Akılcı olmayan, ezberci, teslimiyetçi din eksenli ve çağdışı eğitimle Türkiye’yi büyütemeyiz, sadece sorunlarını hastalıklarını büyütürüz.

Özetle… Türkiye’nin vaziyeti ile Başbakan’ın vasiyeti uyuşmuyor.

Bir Cevap Yazın