Eski Tabular Öldü, Darısı Yenilerine…

Eski Tabular Öldü, Darısı Yenilerine…
Can Dündar

23 Nisan gününün haberleri şunlardı:
– Başbakan Erdoğan, 1915 olaylarıyla ilgili taziye mesajı yayımladı, “Acımız ortak” dedi. – Ataşehir’de 11 anaokulundan 520 öğrenci, topluca namaza götürüldü.
– Meclis’te konuşan Pervin Buldan, “Sayın Öcalan’la başlatılan diyalog süreci artık müzakereye dönüştürülmelidir” dedi.
– Başbakan’ın koltuğuna oturan öğrenci, törene başörtülü öğretmeni ile geldi.

***

Yaşayanlar hatırlar:
1990’lar Türkiyesi’nde bu haberlerin her biri bir darbe gerekçesiydi.
Ermeni meselesi…
Çocuklara din eğitimi meselesi…
Kürt meselesi…
Türban meselesi…
Önceki gün, Türkiye’nin zihnindeki tüm tanıdık tabular, adeta geçit töreni yaptı.
Kıyamet kopmadı.
Daha önce dehşetle karşılanan “Sayın Öcalan” ifadesine Meclis aldırmadı.
Başbakan’ın 99 yıldır yok sayılan “acı” hakkındaki taziyesi, “Hayırlısı olsun” diye geçiştirildi.
28 Şubat döneminde “Şeriat kapıda” manşetiyle karşılanacak toplu çocuk namazı, haberden bile sayılmadı.
Yıllarca devrim kanunları hatırlatılarak karşı çıkılan türbanlı öğretmen de örtüsüyle değil, merdivende düşüşüyle haber oldu.

***

Ne oluyor? Türkiye tabularından arınıp normalleşiyor mu?
Yoo.. Sadece yeni tabular, eskileriyle yer değiştiriyor.
Cumhuriyeti korumakla görevli askerlerin tabuları farklıydı.
Cumhuriyetle sorunu olanların tabuları farklı…
28 Şubat’ta askerin merkez medyadan beklentisi, kendi hassasiyetlerinin topluma yansıtılması, kendi müdahalelerinin saklanmasıydı.
Merkez medya, emredileni yaptı.
Bugün “merkez”i, Erdoğan teslim aldı.
Aynı medya, inanılmaz uyum yeteneği ve yeni patronunun talimatıyla aynı işleve soyunuyor:
Dünün öcüleri, “başörtülü öğretmen”di, “zorla namaza götürülen çocuklar”dı, “Sayın Öcalan”dı.
Bugünün öcüleri “çapulcular”, “paralel devlet”, “faiz lobisi”, “vaiz lobisi”, vs…
Dün, askerin yargıya, medyaya, üniversiteye, bürokrasiye müdahalesi görmezden gelinirdi; bugün aynı ayrıcalıktan Erdoğan yararlanıyor.
Dün, “Askerin morali bozulmasın” diye TSK’nin hataları kamuoyundan gizlenirdi; bugün askere vurmak serbest, polisin moralini bozacak haber yapmak yasak…
Ve yeni tabu: “Yolsuzluk”…
“Gülen kasetleri” ile 28 Şubat sürecini inşa eden medya, bugün Erdoğan’ın yolsuzluk kasetlerini gizlemekle görevli…
O konuya dokunan, yanıyor.

***

Yani tabusuz kalmış değiliz; eski tabular yıkılırken yeni dönemin yeni tabuları yaratılıyor.
Ama yine de bu süreç, bize bu ülkenin, ne kadar hızla tabu eskitebildiğini de gösteriyor.
Dünün mağrurları bugün mağdur koltuğunda…
Bugünün mağrurları, yaptıklarına bakıp yarın başlarına gelecekleri görmeli.
Yolsuzluk tabusu da devrildiğinde, savunmalarını yazacak gazete bulamayacaklar çünkü…