Evrende Yalnız mıyız?

Galaksi Simülasyonları Fermi Paradoksuna Yeni Bir Çözüm Sunuyor

Gökbilimciler yeni bir çalışmada, yıldız hareketlerinin medeniyetlerin galaksiye yayılmasını kolaylaştıracağını iddia ediyor, ancak yine de kendimizi yalnız bulabiliriz.
"Galaxy Simülasyonları Fermi Paradoksuna Yeni Bir Çözüm Sunuyor" Sanatı

İtalyan fizikçi Enrico Fermi, 1950’de bu soruyu soran ilk kişi olarak kabul edildi ve bilim insanları geçmişten bu yana bu  paradoks için bir dizi çözüm önerdiler. En ünlülerden biri, 1981 tarihli bir makalede sabrımıza ihtiyaç duymamız gerektiğini öne süren William Newman ile Sagan’ın kendisinden geldi. Kimse ziyaret etmedi çünkü hepsi çok uzakta; yıldızlararası seyahatleri icat edecek kadar akıllı bir türün gelişmesi zaman alır ve bu türlerin birçok dünyaya yayılması da zamana bağlı. Bu yüzden henüz kimse yok.

Diğer araştırmacılar, dünya dışı yaşamın nadiren gelişebileceğini savundu (tıpkı Dünya’daki tek türün olduğu gibi). Bazıları, teknoloji meraklısı türlerin ortaya çıktıklarında hızlı bir şekilde kendi kendilerini imha ettiğini savunuyorlar. Yine de diğerleri, uzaylıların geçmişte ziyaret etmiş olabileceğini ya da başkalarından şüphelenecek kadar zeki bir şekilde büyüdüklerini bilerek bizden kaçtıklarını öne sürüyorlar. Belki de en kötümser cevap, astrofizikçi Michael Hart’ın kimsenin ziyaret etmediği tek makul sebebin orada hiç kimsenin olmadığını beyan ettiği 1975 tarihli temel bir  makaledir.

Hart ve diğerleri, tek bir uzaylı türün galaksiyi birkaç milyon yıl içinde, belki de 650 bin yıl kadar kısa bir sürede doldurabileceğini hesapladı. Hart’a göre yayılmaları gereken göreceli kolaylık göz önüne alındığında, bu onların yok olmaları gerektiği anlamına gelir. Sagan ve Newman ise uzun süren medeniyetlerin daha yavaş büyümeye eğilimli oldukları için yayılmalarının daha uzun süreceğini savundu.

Yeni makalelerinde Carroll-Nellenback, Wright ve arkadaşları, Rochester’dan Adam Frank ve Columbia Üniversitesi’nden Caleb Scharf , denenemez varsayımlar yapmadan paradoksları incelemeye çalıştılar. “Olası Uzaylı Uygarlıkların” galaksideki yayılımını modellediler. Sagan ve Newman’ın statik nesneler olarak gördükleri yıldızların hareketlerinden dolayı yayılma hızlarının kuvvetli bir şekilde etkileneceğini buldular.

Carroll-Nellenback arkadaşları bu engelleri modellerine yerleştirerek farklı yıldız yoğunlukları, tohum medeniyetleri, uzay aracı hızları ve diğer varyasyonları ile birçok değişkeni simüle ettiklerinde, sessiz, boş bir galaksi ve hayatla dolu bir Samanyolu arasında çok büyük bir orta yol buldular. Sonuç: “Samanyolu’nun kısmen yerleşik olması veya aralıklı olarak yayılmanın gerçekleşmiş olması mümkündür; belki kaşifler bizi geçmişte ziyaret ettiler, ama biz hatırlamıyoruz. Güneş sistemi de diğer yerleşik sistemlerin arasında olabilir; Sadece milyonlarca yıldır ziyaret edilmedi.”

Frank, meslektaşlarının yeni yazılarını SETI-iyimseri olarak görüyor. O ve Wright, şimdilerde daha karmaşık teleskopların gözlerini dış gezegenlerin derinliklerine açmaları ve atmosferlerini yansıtmaya başlamaları nedeniyle, önümüzdeki yıllarda olası zeki yabancı sinyaller için daha fazla sertleşmemiz gerektiğini söylüyor .

Frank’a göre, “Diğer gezegenlerde yaşamla ilgili gerçek veriler elde edeceğimiz bir döneme giriyoruz.” SETI Enstitüsünde Fermi paradoksunu on yıllardır inceleyen bir gökbilimci olan Seth Shostak, yayılmanın mesafe ve zamana benzer algıdan daha karmaşık başka bir şeyle açıklanmasının muhtemel olduğunu düşünüyor.

Belki de yalnız değiliz ve hiç yalnız olmadık. Shostak, “Arka bahçemdeki tıkırtı böcekleri, akıllı varlıklarla çevrili olduklarını, yani komşularımı ve beni fark etmiyorlar, ama yine de biz buradayız” diyor.