Hazmedebiliyorsanız ne diyeyim; afiyet olsun…

Hazmedebiliyorsanız ne diyeyim; afiyet olsun…
Elif Yılmaz

12 Haziran 2007’de Ümraniye’de bir gecekonduda 27 adet el bombasını, elleriyle koymuş gibi bulmalarıyla başladı her şey…
Sepete iki çürük elma koydular, yüzlerce pırıl pırıl insanın itibarıyla vicdansızca ve arsızca oynadılar.
Tırnakları bile olamayacakları onlarca değerli insanı kahrından öldürerek, seri cinayetlere imza attılar.
*
‘Kumpas’ olduğu apaçık belli olan bu vahşi kıyıma karşı çıkanları da her zamanki gibi ‘Darbeci’ diye yaftaladılar. (Sayın okur burada zorunlu olarak şöyle bir not düşmek istiyorum: O dönemler konjonktür gereği demokrasi tramvayına binildiği için, ‘hain’ kelimesi henüz literatürde tedavüle sokulmamıştı.
İner inmez, zaten güzide kelimemiz altın çağını yaşadı.)
Dönemin Başbakanı Erdoğan, kendisini millet adına bu davanın savcısı ilan etti
Dönemin Başbakan Danışmanı Akdoğan bu dava için “Sadece bir zihniyetten hesap sorulmamış, aynı zamanda bu anlayış yargı yoluyla tasfiye edilmiştir” dedi.
*
Evet doğru! Bir zihin, başka emellerin temelini sağlamlaştırmak için tasfiye edildi.
İşlem bitince öküz öldü. Haliyle, taşerona ‘Haddini bil’ ayarı çekilerek ortalık da bitirildi. Dünün canciğer kuzu sarmaları bugün kanlı bıçaklı düşman oldu.
Başından beri kumpas olduğu apaçık belli olan davanın günahı, saf ayağına yatıp ‘Bizi kandırdılar’ denilerek, ortaklıktan aforoz edilen hayaletlere ihale edildi.
9 yıllık Ergenekon davası da geçen perşembe tümüyle bitti. Sanıkların hepsi beraat etti.
*
Dün aynı davaya ‘Darbecilere müebbet’ diye manşet atan basının yandaşı, bugün hiç utanıp sıkılmadan aynı dava için ‘Yargıtay kumpası bozdu’ diye başlık atabildi.
İşte tüm bu günahlar işlenirken, Allah, din, kitabı ağzından düşürmeyenlerin hepsi oradaydı!
Bu arada Ümraniye’deki o gecekondu da kebapçı oldu.
Olanı biteni aklınızı geçtim mideniz alıyor, yutabiliyorsanız şayet… Ne diyeyim afiyet olsun!

Başımız sağolsun…
Ergenekon davasıyla gördük ki; hedefleri için hiç düşünmeden insan harcayıp, üstüne insanlık dersi verecek kadar ahlaksızlar varmış aramızda.
*
Ergenekon davasıyla gördük ki; adalet, kim nasıl isterse öyle tecelli buluyormuş bu topraklarda.
*
Ergenekon davasıyla gördük ki; utanma duygusundan muaf insanlar da yaşıyormuş, şu hayatta.
*
Ne güzel demiş ünlü bir düşünür; ‘Adaletin olmadığı yerde ahlak da olmaz.’ Hepimizin başı sağolsun…