Her şey normal!

Her şey normal!
Hüsnü Mahalli

22 Mayıs’ta AKP Kongresi var ama ortada hiç bir aday yok.
Adayın kim olduğunu bilen tek bir kişi var o da Cumhurbaşkanı Erdoğan.
Aday olacak olan kişi bile aday ilan edileceğini bile bilmiyor.
Her şey kongreden bir gün önce belli olacak.
Ama kimin umrunda. Her şey normal. AKP’de çıt bile yok.

Kongre sanki onların kongresi değil. Herkes işinde gücünde.
Önemli olan cukkalar. Bu da normal. AKP demek Erdoğan demek.
Ülkede son 10 ayda 500 asker ve polis şehit olmuş ama kimin umrunda.
Son 10 ayda yedi-sekiz ilçe yıkılmış ama umursayan yok. En az 600 bin insan bu ilçelerden kaçmak zorunda bırakılmış.

PKK ve sivillerden ölenler hiç önemli değil! Kilis başka bir konu.
Son seçimlerde halkın yüzde 65’i AKP’ye oy vermiş ama AKP Kilis’i IŞİD’e teslim etmiş.
Şimdi seçim olsa AKP yine aynı oyu alır. Ülkede ve toplumda garip bir durum var.
‘Çalıyor ama çalışıyorlar’dan sonra ‘Ölüyoruz ama işlerimiz iyi’ modu geçerli.
Bu da normal.

Kilis’in karşısında olup bitenler çok daha normal.
AKP’nin desteklediği teröristler ölüm saçmaya devam ediyor.
Halep’te hastaneyi ve Kilis karşısında mülteci kampını vuruyorlar ama medya “Esad vurdu” diyor.
Ruslar “Nusra ve yandaşları vurdu elimizde kanıt var” deyince, ABD dâhil herkes sustu.
Ama medya görevini yapmıştı.

Son beş yılda olduğu gibi.
Sürekli yalanlarla müthiş bir algı operasyonu.
‘Göçmenlerin tümü Esad’tan kaçmıştı’.
‘3 milyon Türkmen Esad zulmü altında yaşıyor’.
‘Esad 300 bin insanı öldürdü’ Cumhurbaşkanı Erdoğan geçen hafta bu sayıyı 600 bine çıkardı ama sorgulayan yok.
Nasıl olsa ‘Esad Alevi bir diktatör ve katildi’.

Başka yerlerdeki diktatörler sayılmaz.
Onlar vatan, millet ve para için siyaset yapar.
Dünya’da onlardan çok var. Özellikle 57 Müslüman ülkesinde.
Çoğu da Allah, Peygamber ve din için siyaset yapıyor.
Tıpkı IŞİD, Nusra, ÖSO ve Müslüman Kardeşler türevi ruh hastası tüm örgütler gibi.

Aralarında ne kadar fark var varın siz düşünün.
Irak, Yemen ve hiç bir Şii, Alevi, Kürt, Ezidi ya da Hıristiyan’ın bulunmadığı Libya’yı unutmayın.
İnsanlarımız çok acı çekiyor.
Birilerinin aptalca hayalleri uğruna.
Hayaller yetmedi ruh hastası örgütlerin gerçekleri imdada yetişti.

Suudi ve Katar’ın Vahabi kral, emir ve şeyhleri ne güne duruyor?
Bu coğrafyanın tümünü yıkıp insanlarını perişan etmeden asla rahat etmezler.
Bunun için yaratıldılar.
Tek başlarına bunu beceremeyeceklerini bildikleri için yanlarına AKP’yi aldılar.
AKP Türkiye’yi o ülkelere benzetiyor ya da benzetmek zorunda.

İdeolojik, politik ve parasal müttefik olmanın zorunlukları.
AKP’deki son gelişmelere biraz da bu açıdan bakmak gerekiyor.
Başbakan Davutoğlu’nun yanına Genel Kurmay Başkanı Hulusi Akar’ı alarak Kral Selman’ın huzuruna çıkması bile yetmedi.
İslam Ordusu’na katılmak da az geldi.
Katar’da üs kurmak fena değil. Ama tüm bunlar kurtarmadı Davutoğlu’nu.

Görevinden alındı ve unutulmaya terkedilecek.
Abdullah Gül dâhil AKP’nin tüm kurucuları gibi.
‘Yeni Türkiye’ uğruna. Herkes her şeyi kabullenmiş görünüyor.
İdeolojik, siyasal, sosyal ve kişisel nedeni ne olursa olsun muhaliflerin ezici çoğunluğuna göre herşey normal. Normal olduğu için de tepki göstermeye gerek yok.

Gösterenler de eyleme geçmenin hesap ve kitabını yapıyor.
Ne kadar sürer Allah bilir. Hesap sıfırlandığında ve kitap bittiğinde Türkiye diye bir ülke kalmayacak.
Kaç yıl sonra bilinmez ama Suudiler bu işe çok seviniyor.
Bu gidişat ve herşey çok normal.
Ah bir de normal sözcüğünün Arapça’daki karşılığı ‘adi’ olmasaydı!