Hırsızın sağı solu belli mi olur?

Hırsızın sağı solu belli mi olur?
Süleyman Karan

En nefret edilesi sözlerden biridir, ‘Kol kırılır yen içinde kalır’ deyişi… Tıpkı ‘Bal tutan parmağını yalar’da olduğu gibi… Türkiye ve pek çok Ortadoğu toplumu, hala yolsuzluk, rüşvet ve yasadışı devlet uygulamalarıyla yaşamak zorunda kalıyorsa işte bu sebepledir. Zira özellikle ‘Kol kırılır yen içinde kalır’ demek, kabile kültüründen hala kurtulamadığınızı simgeler. Kendi kabilenizden biri hırsızsa, onu malı çalınan mağdurdan saklamayı insanlık sayabilir bu sözü söyleyen. Ya da çocuk tecavüzcüsüyse, olayın üstünü örtmek için her türlü çirkefliği yapabilir. ‘Bugün bana yarın sana’ hesabı, bu rezillikler sırayla tüm kabileye sirayet eder ve ortaya işte bugünkü AKP iktidarının müsebbibi olduğu ahlaksız, onursuz, kuralsız bir topluluk çıkar. Artık o topluluk her şeyi zehirleyen bir hastalıktan başka bir şey değildir.

Göz yummak suç ortaklığıdır
Şimdi iktidarın tüm pisliğini gören bir sosyaldemokrat ya da sosyalist, kendi çevresinden biri gelip de, kendi mahallesindeki bir hırsızı görmezden gelmesi gerektiğini söylerse ne yapmalıdır? Başını önüne eğip göz mu yummalıdır, ya da bu ahlaksız teklifi yapan sözde yol arkadaşına, tıpkı karşı mahallenin dalaverecesine ne yapıyorsa onu mu yapmalıdır? Buna “Göz yummalı, başını önüne eğmeli, bizim vatanı milleti kurtarmak gibi bir misyonumuz var, bu olayı şimdilik örtelim, günü gelince gerekeni yaparız” diye cevap veren her kimse, hiç farkı yoktur diğer kötü kabilenin ferdinden… O da ahlaksız, o da dilsiz şeytan, o da suç ortağıdır artık.

Gerekirse dokuz köyden de kovulun
‘Doğrucu Davut’ olmayı siyasi hayatta bir hata gibi görenler için belki bu safiyane bir bakış açısıdır, ama insan olanın yapması gereken tek şey, bu kirli siyaseti ortadan kaldırmak adına hiç olmazsa, doğruları söylemek, hırsız, katil, tecavüzcü, rüşvetçi her kim olursa olsun, parmakla göstermektir. Varsın kısa vadede kendi siyasetinde bir sarsılma yaratsın, varsın kendi siyasi ikbalini yerle bir etsin, insana yakışan budur ve ‘siyasetin gereği yapılan her görmezden gelme’ aslında vatan hainliğine atılan ilk adımdır. Hırsıza hırsız, katile katil, sübyancıya sübyancı, tecavüzcüye tecavüzcü diyemeyen bir kişi, ne sağcıdır ne solcu, sadece şeref yoksunudur, hepsi bu…

Mesele tam da onur meselesi
Şimdi birileri kalkıp diyecek ki, “Ya kardeşim, bu millet 14 yıldır iktidarda tuttuğu bir parti için ‘Çalıyorlar ama çalışıyorlar’ diyor, sen ne diyorsun?” İşte tam da bunu diyorum. Diyorum ki, bugüne kadar, gerek belediyede, gerek iktidarda diğer tüm partilerin mensupları da belki bu kadar rezilane değil, ama aynı haltı yedikleri için bu millet de artık bunu diyor. Özellikle de sağ muhafazakar iktidarlar… Ama… şimdi hem nalına hem mıhına… “Sol iktidarda neredeyse hiç olmadı ki…” diye bir karşı çıkışa baştan yanıt olsun, iktidar sadece hükümet etmek değil, iktidar aynı zamanda yerel yönetimlerde de var, en azından halk bunu böyle görüyor ve işin önemli tarafı yerel yönetimlerle gündelik hayatında temas ediyor. Ve bu ülkenin vitrini olan bazı il ve ilçelerde de, yıllardır sosyaldemokrat belediyeler var. Ve bu belediyelerden bazılarında, yolsuzluk, rüşvet, hemşehricilik ve daha da rezil skandalların olduğunu uçan kuş bile biliyor.

İnsan insana bunu yapar mı?
Çürümüşlük tepeden tırnağa yayılıyor. Bazı belediyelerde ise beceriksizlik ve yeteneksiz kadrolar, sosyaldemokrat ve genel olarak tüm sola büyük zarar veriyor. Ve bunun karşısında, ‘Kol kırılır yen içinde kalır’ düsturunu sürdürmemiz mi gerekiyor? Neden? Belki bir gün ‘bal tutup parmak yalamak’ için mi? Neden? Böyle bir kanserli urun yayılmasına göz yumup, tüm merkez solu rezil etmek için mi? İktidarın, diğer partilerin yolsuzluklarını, yalanlarını, rezilliklerini ortaya döküp, kendimizden olan hırsızı, onursuzu koruyacaksak eğer hiçbir farkımız kalmaz bir hırsızdan, bir onursuzdan…

Bu gazetede, yarın, öbür gün ve bir diğer gün, her kim bu pisliğe bulaşmışsa sayfalarımıza misafir olacak! Eğer varsa bir eksiğimiz, gözden kaçırmış olmak olacak veyahut geç kalmış olmak. Evet varsa bir suçumuz, geç kalmak… Şimdi arayı kapatıp, hatamızı düzeltme zamanı… “Bir solcu bir solcuya bunu yapar mı?” ya da benzeri bir soru gelecek gibi bugün, yarın ve daha sonra… Tek bir cevabımız var, “Hırsızın, katilin, yağcının sağcısı solcusu olmaz. İnsan olan bir başka insana bu şerefsizliği yapmaz”…

Susan onlar gibi olsun!