Kasetten Sonra Hayat Var mı?

Kasetten Sonra Hayat Var mı?
Can Dündar

Gülen cemaatine yakınlığıyla bilinen Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı, “Önceki seçimler arifesinde denenmiş olan özel hayatın mahremiyetini ihlal edici, ahlakdışı girişimlerin tekrar denenebileceğine dair endişe verici işaretler görüldüğünü” açıkladı ya…
Siyaset, hemen yeni kaset beklentilerine kilitlendi.
Son seçimde MHP ve CHP’de denenen yöntem, tekrarlanabilir mi?
Bazı basın bürolarına gönderilen kasetler, bunun ipuçlarını veriyor. Ama son dönemde dalaşan tarafların muhalif cenahtan olmaması, ummadık kahramanlar ve sürpriz içerikler ihtimalini de doğuruyor.

***

Yıllar sonra kaset skandallarına bakınca, operasyonun CHP’de lideri değiştirdiğini, ama MHP’yi baraj altına itmeye yetmediğini görebiliyoruz.
Siyasi sonuç bu…
Ya insani sonuç?
Son derece profesyonel bir operasyonla evlere yerleştirilen kameraların çektiği görüntüler internette yayınlandıktan sonra o milletvekilleri ne oldu?
Eşlerinin, çocuklarının, ilişkide oldukları kadınların başına neler geldi?
Geçen hafta Artı Bir TV Haber Merkezi’nden Alev Gürsoy Cimin, o isimleri araştırdı. Her ailede kaset yangınının farklı sonuç verdiği anlaşıldı:
Kasetle istifaya zorlanan milletvekillerinden biri evi terk edip Kırgızistan’a yerleşmiş, orada kafe açıp Türkiye’de suların durulmasını beklemiş.
Biri Amerika’ya oğlunun yanına gitmiş, bir diğeri üniversitede danışmanlığı seçmiş.
Kasetten sonra, organik tarıma başlayan da var, resme merak salan da…
Eşinden ayrılanlar da var, evliliğine devam eden de…
Vekillerden biri, kaseti çıktıktan sonra boşanıp birlikte görüntülendiği üniversiteli gençle evlenmiş.
İstifa eden 10 vekilden sadece biri Meclis’te… O da şimdi bağımsız sıralarında… Her fırsatta bu komplonun ortaya çıkarılması için önerge veriyor.

***

Asıl şaşırtıcı olan da adeta sessiz bir anlaşmayla, komplonun üstüne gidilmemesi… Skandalın sumen altı edilmesi…
Başbakan’ın, komployu çözmek yerine, rakiplerinin sergilenen özel hayatlarını istismarla uğraşması…
Hesap sorulmadığı için bu seçim öncesi de aynı yöntem, yeniden ısıtılıyor.
O furyanın kurbanlarından İhsan Barutçu, tezgâhın asıl amacının, “çözüm sürecinin önünü açmak” olduğuna inanıyor bugün… “Biz, kırmızı çizgilerimiz nedeniyle hedef olduk” diyor.
Kendisiyle ilgili kasetin “genel başkanla ilgili bir telefon konuşmasının kaydı” olduğunu, partisi zor durumda kalmasın diye istifa ettiğini söyleyen Deniz Bölükbaşı ise “Komplonun ardında kim vardı” sorusuna cevaben üç şüpheliyi sıralıyor:
“- MHP’yi baraj altında bırakmak isteyen siyasi güç…
– Bunun Emniyet’teki uzantısı…
– Ve MHP içindeki bir grup…”

***

Herkesin herkes hakkında dosya biriktirdiği Ankara’daki söylentilere bakılırsa bu seferki furya, ilk komplonun tezgâhçılarını bile tehdit eder hale gelebilir.
“Etme bulma dünyası” dememek, tezgâhlardan arınmış bir siyaset ve temiz bir seçim dilemek gerek…