KCK’lılar da boş yere yatıyor…

Tutuklu komutanlar anlattı…
Kıvanç EL / ANKARA
VATAN

CHP Cezaevleri İnceleme Komisyonu üyeleri, 4 Şubat günü Silivri Cezaevi’ne giderek Balyoz davasının tutuklu komutanları ile görüştü. Komutanların, “KCK’lılar da boş yere yatıyor biz de…” tespitinde bulunması dikkat çekti.
CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, Manisa Milletvekili Özgür Özel, Muğla Milletvekili Nurettin Demir ve İstanbul Milletvekili Melda Onur’dan oluşan Cezaevleri İnceleme Komisyonu üyeleri 4 Şubat günü Silivri Cezaevi’nde Balyoz davasının “hükümözlüleri” ziyaret etti. Ağustos ayındaki YAŞ toplantısında emekli edilen komutanlarla yapılan görüşmelere ilişkin hazırlanan raporda komutanların dikkat çekici sözleri yer aldı:

BAŞBAKAN’IN AÇIKLAMALARI OLUMLU

Emekli Korgeneral Yurdaer Olcan: Seminere katılmayan ve yargılanan subayların bile seminerde suç var mı diye şüphesi vardı. Dinleyince onlar da bu tezgahın içinin boş olduğunu ve bunun TSK’yı yok etmenin bir aşaması olduğunu anladılar. Başbakan’ın açıklamaları olumlu. Gerekçeli karardaki rezaleti, hukuk faciasını görünce böyle konuştu.
Mayın tarlasından kurtuldum, yalan tarlasından sağ çıkamadım.

TERÖRLE MÜCADELE EDERKEN, TERÖRİST OLDUK

Emekli Korgeneral Mustafa Korkut Özaslan: 60 saniye savunma yaptım, 18 yıl ceza aldım, terörle mücadele ederken terörist olduk. Mahkeme dijital delillerin doğru olduğunu kanıtlamak için bahaneler bulmuş. ‘Malum ülkeye (Yunanistan) alternatif planı sunuyoruz’ diyorum, ‘malum ülke’ kelimesini kaldırıyorlar, alternatif plan sunuyoruz olarak cümle kalıyor. Buna da Balyoz planı demeye çalışılıyor. Devletin mayın tarlasına girdim, sağ kurtuldum. Bu yalan tarlasından sağ çıkamadım. 1996-1998 yıllarında Şırnak ve Irak’ta yürümediğim yer kalmadı. Askerlerim şehit oldu. Ama bugün buradayım.

DENİZ KUVVETLERİ TÜRKİYE’NİN ELİNDEN KAYIP GİDİYOR

Emekli Tümamiral Mehmet Fatih Ilgar: Deniz Kuvvetleri şu anda Türkiye’nin elinden kayıp gidiyor. Her yıl Deniz Kuvvetleri’de yapılan anketlerle Şura’ya girecek ilk 10 albay belirlenir. Şu anda 10 yılın ilk 10 albayı yani toplam 100 albay içeride. Deniz Kuvvetleri’nin 10 yılını tasfiye ettiler. Bunların hepsi çok iyi eğitim görmüş, yurt dışında yaşamış en az 2 dil bilen kişilerdir, kendi alanında başarılıdırlar. Doğu Akdeniz’e gemi sokamayanlar, şimdi sondaj yaptırıyorlar. Bizde ise Piri Reis’i Mersin Körfezinin dışına bile gönderemediler. Bizim zamanımızda Doğu Akdeniz’e girmeye cesaret edemeyen ülkeler, şimdi Doğu Akdeniz’de istediklerini yapıyor. KCK’lılar da boşa yatıyor, biz ne kadar hukuksuz yargılanıyorsak, KCK’lılar da o kadar hukuksuz yargılanıyorlar.

GÜNER’İN İSTİFASI ONURLU

Emekli Koramiral Kadir Sağdıç: Davadaki komplolar mahkeme heyetine kadar ulaştı. Biz, sabır gösterdik ama mahkeme yeni sahte deliller üretti. 10. Ağır Ceza Mahkemesi hakkında Adalet Bakanlığı HSYK ve bu ülkenin sorumluluk makamında bulunan tüm yetkililer ve kurumlar denetim görevini yapmalıdır. Hukuksuzluk savcılıkla sınırlı kalabilirdi ama hiçbir delil olmadan mahkeme bu hukuksuzluğu üstlendi. Maalesef ortaya koydukları gerekçeli karar ile aynı mahkeme heyeti üst mahkemeyi de etkileme çabası ve gayreti içindedir. Ortaya çıkan gerekçeli karar bir rezalet belgesidir. Başbakan samimi ise bunu denetlesin. Burada yaşanan haksızlıklar ne Kafka’nın romanına sığar ne de başka bir şeye. Bu haksızlıklar ciltlerce roman olur. Biz bu cezayı yediysek eğer Türkiye’de delilsiz bir durumda herkes ceza alabilir… İstifa kültürü olmayan bir ülkede 3 ay sonra kesin kuvvet komutanı olacak bir oramiralin istifası onurlu bir duruştur ve bu istifanın altı çizilmelidir. O komutan bizim mağduriyetimiz için istifa etti.

DARBELER FAYDA GETİRMEZ

Emekli Koramiral Mehmet Otuzbiroğlu: Bizler maceraya sürüklenecek insanlar değiliz. Biz rütbelerimizi hak ederek aldık, hepimiz en üst ve son noktaya gelmişken ve darbelerin ülkeye bir fayda getirmediğini görürken, bu tür darbe organizasyonlarının içinde olmamız düşünülemez. Yaşanan bu süreç TSK’dan tasfiye edilme sürecidir. Yargılanmamız hukuki çerçevede değildir. Burada bulunmamız siyasidir. Bu noktada PKK için uygulanmak istenen bir af ile dışarı bırakılmamız bizim için zuldür ve kabul edilemez. Bu süreçte asıl hedeflere varmanın alt yapısı oluşturulmaktır. Bu hedefler; Yeni Anayasanın şekillendirilmesi, Ortadoğu’nun yeniden yapılandırılması ve başkanlık sistemine geçiştir.

OYUN İÇİNDE OYUN VAR

Emekli Tuğamiral Turgay Erdağ: Bu operasyon, TSK’daki belli bir yapılanmanın önünü açmaya çalışıyor. Temel sorun uzun tutukluluk değil, temel sorun hukuksuzluk ve adaletsizliktir. Oyun içinde oyun var. Biz hukuki bir yargılama istiyoruz. Bu nedenle Başbakan’ın söyledikleri tuzak. Ben hukuksuz olarak içerdeyim. Başbakan samimi ise adil yargılama var mı yok mu araştırsın, hukuksuz yargılamaların hesabını sorsun. Başbakanın söylediklerinden tedirgin oldum. Gerekçeli karardan çıkan sonuç trajikomik bir olay. Donanmadaki subayların bir kısmı casus, bir kısmı fuhuş işinde, bir kısmı da darbeci, o nedenle, donanma komutanı istifa etti ve bu istifası onurlu bir duruştur. Türk Deniz Kuvvetlerinin önümüzdeki 10-15 yıllık geleceğini içeri almışlardır. Görev yaptığım gemilerde gün ışığı, hava, gitmiyordu ve gemi sallanıyordu. Burada arada da olsa gün ışığı geliyor, hava geliyor ve bulunduğum ortam hiç olmazsa sallanmıyor.

İDARİ DENETİM İSTEDİ

Raporda, Başbakan Erdoğan’ın açıklamalarına ilişkin komutanların ortak yorumları, “Açıklamalar ihtiyatla karşılanmaktadır. Kimi tutuklular bunu olumlu bulurken kimileri ise bu yumuşamanın arkasından bir konunun gündeme gelebileceğini düşünmektedirler. Başbakan’dan samimiyet bekliyorlar ve gerekçeli kararı yazan heyetin böyle bir karara imza attığı için idari denetime tabi tutulmasını istiyorlar” ifadeleriyle yer aldı. Tutuklu komutanlar, Donanma Komutanı Oramiral Nusret Güner’in istifasına ilişkin olarak ise, “Onurlu bir davranış. Bu davalar ile Deniz Kuvvetlerinin ve TSK’nin gelecek 10 yılı yok edildi” ifadelerini kullandı.

KRAL TV’DEN YANIT GELMİŞ

Raporda, “Haberleşmenin Kral TV’nin altyazıları yoluyla gerçekleşeceği iddiası üzerine, Kral TV’ye resmi olarak soru sorulduğu ve kendilerine verilen cevapta Kral TV’nin alt bant yazım sistemini 2006 yılından itibaren kullanmaya başladığı ifade edilmiştir.
Raporda, komutanların, “Muhsin Yazıcıoğlu ve Turgut Özal’ın ölümlerinde kuşkuları ortadan kaldırmak için hassasiyet gösteren Cumhurbaşkanı bu konuda da hassasiyetini göstermelidir” denildi.

Bir Cevap Yazın