Kim İnanır Bunların…

Kim İnanır Bunların…
Zeynep Oral

Kim inanır bunların adaletine?
Çok uzağa, çok geriye gitmeye gerek yok. Ali Sarıçiçek, Kazlıçeşme’de de bayrak satıyordu, Taksim Gezi’de de… Kazlıçeşme’de alkış Gezi’de tutuklama… “7 kişilik örgüt üyesi” Ali Sarıçiçek nah serbest bırakılırdı eğer halktan bunca tepki gelmeseydi. Yandaş basın bile buradaki korkunçluğu, saçmalığı, abukluğu, rezilliği görmezden gelemedi.
Kim inanır bunların hakkaniyetine?
Tecavüzcülerin serbest bırakıldıkları, iyi halden indirim gördükleri bu ortamda kim inanır? En rezil yaratıkların, en rezil saldırganlığı karşısında, “ama kızın rızası varmış” gerekçesine sığınan hâkimleri barındıran bu ortamda kim inanır?!
Kim inanır bunların hak ve hukukuna?
Bakınız: Ergenekon… Balyoz… KCK davaları… Aynı tutarsızlık, ikiyüzlülük, sahtecilik ve korkunç haksızlık bu davalarda da sürdü ve sürüyor…
Nasıl güveneceğiz bu Anayasa Mahkemesi’ne?
Nihayet, nice zaman sonra terör ve örgütlü suçlarda 10 yıla dek tutukluluğu Anayasa Mahkemesi uzun buldu ve iptal etti ama gerekçeli kararı Resmi Gazete’de yayımlamadı. Peki şimdiye dek aklı neredeydi bu Anayasa Mahkemesi’nin? Neden yayımlamaz gerekçeli kararı?
Kim inanır bunların yandaş basınına, yayınına?
Gezi Direnişi boyunca sadece ulusal değil yerel birçok gazeteden de direnişe ilişkin gerçekleri yazan, izlenimlerini, tanıklık ettiklerini yazanların işlerine son verildi. Kimi zaman değil gazetede, sanal ortamda attıkları mesajlar bile kovulmalarına yetti. Çoğunun kadın olması beni hiç şaşırtmadı. Bu iktidar kadınları sevmiyor: İlk anda aklıma gelenler: Akşam gazetesinin yıllardır Ankara Temsilcisi ve yazarı Çiğdem Toker, yine akşamdan çıkarılan Tuğçe Tatari, Sevim Gözay, Sabah’tan başarılı röportajcı Tuluhan Tekelioğlu, ne zamandır HaberTürk’te yazıları durdurulan Balçiçek Pamir ve NTV Tarih’in kapatılmasıyla istifa eden deneyimli gazeteci Neyire Özkan. Ve daha adlarını bildiğimiz ya da bilmediğimiz nice meslektaş… Kovulma deneyimli bir gazeteci olarak direnmeye devam diyorum.
Kim inanır, artık kim güvenebilir bunların polislerine?
Orantısız şiddeti kişisel hınç alma, öfke ve kine dönüştüren; elindeki biber gazını silah gibi doğrudan gençlerin yüzüne sıkan, kapalı mekânlarda kullanan polislerden söz ediyorum. Bunun adı “Emirleri yerine getirmek” olamaz.
Kim inanır bunların vicdan sahibi olduklarına?
Gözaltına alınan Gezi Direnişçisi çocuk ve gençlerin cinayet ve tecavüz suçlarından hapis yatanların koğuşuna atılması…
Cinayeti belgeleyen kameralardan görüntülerin silinmesi… Öldürenin değil, öldürülenlerin suçlanması… Öldürülen çocukların ailelerine suçlu muamelesi… Gözünü kaybeden 11 kişinin, yedikleri gazdan hayatı tehlikeye giren yüzlerce insanın yok sayılması…
“Allah” sözcüğünü dillerinden düşürmezler ama… Ben bunların dindar olduklarına da inanmıyorum. İşte bu inancımda hiç ama hiç yalnız değilim.
Bunlar kim mi? Siz biliyorsunuz, söyletmeyin beni!