Madendeki kanarya susunca…

Madendeki kanarya susunca…
Kanat Atkaya

ORHAN Erinç, Hikmet Çetinkaya, Murat Sabuncu, Kadri Gürsel, Musa Kart, Aydın Engin, Güray Öz, Turhan Günay…

18 kişilik liste uzayıp gidiyor; “gözaltına alınanlar ve hakkında arama kararı verilenler” listesi…

Cumhuriyet gazetesi yönetici ve yazarlarından oluşan bu listedekilerin kapıları “FETÖ/PDY ve PKK/KCK terör örgütlerine üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek” iddiasıyla çalındı.

FETÖ’nün belki de en çok dava açtığı, cemaatle ilgili yazı dizisinden dolayı Cumhuriyet’in yayınını durdurttuğu Hikmet Çetinkaya mesela…

Ortamın espri kaldıracak hali yok ama “Darbe yapıldığını nasıl anlarsınız?” diye sorsalar, “Aydın Engin’i gözaltına aldılarsa darbe olmuştur” diyebilirim.

12 Mart’ta yattı, 12 Eylül’de yıllarca sürecek bir sürgün hayatına hapsolarak ağır cezaları savuşturabildi. Şimdi yine içeri alıyorlar Aydın Engin’i, hem de karşısında dikildiği tiplerle birlikte olduğu söylenerek…

Televizyonlardaki tartışma programlarında “o” günlerde “hocaefendibitanemizbüyükşahsiyetimiz” diye konuşanlara karşı mücadele edenler var mesela. Mesela Kadri Gürsel…

Başına çorap örülen bütün gazetecilerin yardımına ilk koşan kişi olan, arkadaşlarının özgürlüğü için yılmadan savaşan Murat Sabuncu var mesela…

Ve mesela Musa Kart var…

Basındaki günlük siyasi karikatür geleneğinin halihazırdaki en önemli temsilcilerinden…

Kaotik memleket gündemi üzerine üretilen onca laf salatasını aşarak espriyi, işin özünü ince bir yerden görmek ve göstermek gibi nadir bir yeteneğe sahip…

Karikatürlerini zaten hep takipteyim ama dün sabah geriye dönerek baktım yakın geçmişte çizdiği karikatürlere…

Fetullah Gülen’i çizmiş… “FETÖ’nün terör örgütü olduğunu 15 Temmuz’da anladım” diyor ve ekliyor “Allah bizi affetsin…”

PKK’yı çizmiş… Kamyonun arkasına bombayı koymuş giderken terörist, bir vatandaş manzarayı özetliyor: “Bu da insansız kara aracı!..”

Adalet sistemini çizmiş… Elindeki kılıcı bırakıp kanepeye oturmuş gözleri bağlı adalet sembolü Themis… Kucağında tepsi görevi gören terazi kefesindeki yığının içinde doğruyu bulmaya çalışıyor “Ayıkla pirincin taşını!” diyerek…

15 Temmuz’u çizmiş… Tank, karşısına çıkan “Demokrasi Tarihi” kitabı karşısında namlusu düşmüş, eğilip toprağa sokmuş ucunu deve kuşu gibi…

Başka neler çizmiş Musa Kart?

Haksızlıkları, yolsuzlukları, ikiyüzlü siyaset piyonlarını, vandalları, savaş çığırtkanlarını, sorumsuz sorumluları, terör tacirlerini çizmiş.

Bir mizah ustası ne yapmalıysa onu yapmış.

İşini yapmış, işini iyi yapmış…

On kaplan gücünde eleştirmiş ve belli ki rahatsız etmiş işte…

Eskiden (hatta yakın geçmişe kadar) kömür madenlerinde kanarya bulundurulurmuş, belki bilirsiniz…

Kanaryanın görevi ölmekmiş… Hassas vücudu madendeki zehirli gaz birikiminin bir belirtisi olarak devrilince, madenciler tehlikeyi anlayıp kaçacak zamanı bulurmuş…

Kanarya susarak, canını vererek tehlikeyi önceden haykırmış olurmuş…

Aydınlar toplum için madendeki kanarya gibi yaşar ve üretir.

Sesleri duyulmaz olursa arkadan felaket geliyor demektir…