Şahsi üretimim, taptaze komplo teorime hoş geldiniz!

Şahsi üretimim, taptaze komplo teorime hoş geldiniz!
Gülse Birsel

İnsanoğlu bir plan ve program dahilinde delirtiliyor sevgili okuyucular. Bunu ben keşfettim. Artık telefon sinyalleriyle mi, televizyon ışınlarıyla mı, gazlı içecekler veya gece kaçırılıp kalçaya çip takılma yöntemiyle mi, bilmem. Ama ülke ayırmadan tüm dünya insanları hızla tırlatıyor ve dolayısıyla suçlu muhtemelen uzaylılar!
Bu aralar televizyonlarda diziler ve Survivor hariç iki tür program ağırlıkta:

– Dini konuları işleyen sohbetler…
– Komplo teorileri, dünyayı yöneten gizli güçler, inler-cinler, bilinmeyenler konusunda tartışma ve röportajlar…

Arada derede bir diyet, beslenme sohbeti filan bulduğumda “Vay be ne bilimsel program, ekrandan eve ilim akıyor” diye dikkat kesilip izliyor, yudum yudum içiyorum.
Fakat inli-cinli, Illuminati’li, Tapınak Şövalye’li, bilmem ne tarikatının gizli kardeşliğinin ülkeler üzerindeki oyunlarını konu eden programlardan kaçmak kolay değil.

Şimdiye kadar seyrettiğim komplo teorisi sohbetlerinde, uluslararası entrikanın, fesatın binbir türlüsünü izledim. Hazır gıdalara katılan alışkanlık yapıcı maddeler gibi hakikilerinden, “Beynimizi cep telefonlarından gelen sinyallerle kontrol ederek herkesi birbirine saldırtıp ‘3. Dünya Savaşı’nı çıkaracak kötü kalpli uzaylılar” kadar uçuklarına, birçok teoriye vâkıfım!

Bazı ülkelere verilen gıdalara kısırlık yapan maddeler koyarak o ırkın kökünü kurutma planları, televizyona saliselik erotik görüntüler yerleştirerek toplumların ahlakını bozma projeleri, özel sinyallerle beyin kontrolü yaparak devlet başkanlarını aptallaştırma teşebbüsleri… Neler neler…
İnsan haliyle etkileniyor.

YÜRÜYEN SKANDAL
Yeni komplo teorisiyse benden: Dünyayı delirtiyorlar abicim!
İnsanların kafası “Hadi bana müsaade” deyip, kalkıp kalkıp gidiyor.
IŞİD’i alın mesela. Ortadoğu toptan tırlatmasa acık aklı olan oraya katılır mı?

Bırak IŞİD’i, al ABD’yi. Trump’ın oyları neredeyse Hillary Clinton’la aynı seviyeye gelmek üzere! Adam yürüyen skandal. Şu ana kadar Batı’nın arkasında durduğu tüm çağdaş değerlere küfrediyor, tiksindiği her şeyi alkışlıyor. Irkçı, ayrımcı, kaba, küfürbaz, saldırgan, saçmasapan bir tip. Ama ABD’nin yarısı “Bu tamamdır” diyor!
Ülkeden birkaç küçük örnek vereceğim. Sadece bu yazının yazıldığı günlerde olan üç hikâye.

1) Bir üniversitenin öğrencileri, bilimsel çalışma olarak, soğandan bibergazı ürettiler! Sonra da rektörleri üzerinde denediler. Evet, nedense binbir türlü hastalık, dert ve soruna çare olabilecek milyarlarca bilimsel gelişmenin peşinde koşmak yerine, vatandaşa sıkılacak alternatif bir bibergazı üretmek istemişler. Bu bibergazı diğerine göre daha doğal ve daha zararsızmış. Organik yani. E kabul ve teşekkür edip, yorumu sosyologlara bırakmak lazım sanırım.

2) ‘Arka Sokaklar’ dizisinde senaryo icabı ölen bir polis karakteri için cenaze namazı etkinliği yapılmıştı. Senaryoda onu öldüreni sorgularken döven diğer polis karakteri hapse girdi. Şimdi hapishaneye ziyaret etkinliği düzenlenmekte. Ölüm ve hapis senaryoda oluyor, etkinlikler gerçek!

3) Başka bir etkinlikse Bayrampaşa’da düzenleniyor: ‘İnsanlık Çökerken Tek Çare İslam Paneli’… Konuşmacısı Mehmet Ali Ağca. Evet, gazeteci Abdi İpekçi’nin katili olan. Papa’yı vuran. (Senaryoda değil, gerçek hayatta) Bu arada panel, Bayrampaşa’daki Abdi İpekçi Caddesi üzerinde bir kültür merkezinde gerçekleşecek!

GÖZÜM ÜSTLERİNDE!
Bak demedi, demeyin. Cep telefonu sinyaliyle olabilir. Bilgisayar ekranlarının ışınları yoluyla olabilir. Gofretler, dizi senaryolarındaki hipnoz sahneleri ya da gece uykusunda kaçırılan vatandaşların kalçalarına takılan çipler vasıtasıyla olabilir… Bunu ikide bir televizyona çıkıp bır bır konuşan ‘uzmanlar’ bilecek!

Ama bir şey dönüyor, ben size söyleyeyim.
Hiçbir ülkenin de tuzu kuru olmadığına, Avrupa’sından Amerika’sına, Türkiye’sinden Ortadoğu’suna, Afrika’sından Kore’sine herkes keçileri kaçırdığına göre…
Hangi pislik gezegen bunu yapıyorsa, bak gözüm üstlerinde! Tuu onların suratına!