“Sapkın eşcinsellerin gittiği bar”

“Sapkın eşcinsellerin gittiği bar”
Orhan Kemal Cengiz

Amerikan filmlerinin favori temalarından birisidir.
Yan evde oturan komşu, azılı bir seri katildir; teröristtir; sapıktır falan…
***
Yani tehdit çok yakından, hatta içeriden gelmektedir.
Kendinizi güvende zannettiğiniz yer, eviniz, en büyük tehdit altında olduğunuz yere dönüşmüştür.
Bugünlerde, bu klasik film senaryosunun bir başka versiyonu Batılı insanların bilinçaltlarına derin izler bırakarak kazınıyor.
***
Bu defa, bu “komşunun” karakteristik bir özelliği var; o bir “Müslüman”.
Yan tarafta oturan, Amerika’da doğmuş, büyümüş, bütün hayatını orada geçirmiş Müslüman, bütün o “entegre” görüntüsüne rağmen, meğer içinde bulunduğu topluma, ülkeye karşı teskini mümkün olmayan bir hınçla doluymuş…
Brüksel, Paris ve diğer benzeri saldırılardan sonra Orlando’daki katliam da, bu “ürkütücü” komşu imajını pekiştiriyor.
***
Orlando saldırganı da, bütün Müslümanların, ne kadar masum görünürlerse görünsünler, bir gün bir intihar bombacısına dönüşecek, uyuyan bir hücre olabileceği yönündeki korkunç şüpheyi insanların kafasının arkasına yerleştiriyor…
***
Bu korkunç imajı yıkmanın sadece bir tek yolu var, o da, bu katliamlara en büyük, en sert tepkinin Müslümanlardan gelmesi…
***
Peki öyle mi oluyor?
Hangi Müslüman ülkede, bu katliamlardan sonra, Peygambere hakaret edildiği gerekçesiyle toplanan öfkeli kalabalıkların onda birinin toplandığını, bu katliamları protesto ettiğini görüyoruz?
Hangi Müslüman ülkede bu katliamlarda ölen insanlar için bir yas tutulduğuna tanık oluyoruz?
Hangi Müslüman din alimi, bu katliamcıların kendilerine dayanak aldıkları dinî referansların dinde yerinin olmadığını açıkça söyleyebiliyor?
Hangi kitlesel dinî hareket, kadınla erkeğin eşitliğini, insan haklarını, hoşgörüyü, demokrasiyi her şeyin üzerinde tutan, bunlarla çatışma halinde olan dinî referansları göz ardı etmeyi öneren bir yorum getirebiliyor?
***
Bunlar yerine, o katliamcıları neredeyse kutsayan Müslümanların sözlerinin dalga dalga dünyaya yayıldığına tanık oluyoruz.
Dün neredeyse bütün dünya gazeteleri, Yeni Akit’in Orlando katliamı için “Sapkın eşcinsellerin gittiği barda ölü sayısı 50’ye çıktı” yorumunu sayfalarına taşıdı…
***
Dindarların çıkıp, “İslam hoşgörü dinidir” gibi kalıpları tekrarlamaları hiç kimseye bir şey söylemiyor; onun yerine, bu katliama gösterdikleri tepki ve böylesi korkunç bir katliamdan sonra bile kurbanları şeytanlaştırmaya çalışan korkunç Akit kafası hakkında ne söyledikleri önem taşıyor…