Siyaset yapmayın…

Siyaset yapmayın…
Güngör Mengi

Türkiye büyük bir hapishaneye benziyor. Masumların suçlulardan daha fazla olduğu bir hapishane…

İçeridekilerin de, dışarıdakilerin de dayanma güçlerini yıllardır bir umut, bir hayal ayakta tutar.

Adaletsizliğin sonsuza kadar sürmeyeceğine ve her haksızlığın eninde sonunda adil bir mahkeme bulacağına duyulan güvendir bu.

Silivri mahkemelerinin adalet duygusuna verdiği zararlar devleti idare edenlerin dikkatini nihayet çekmiş rahatsızlığın tehdit edici boyutlar kazanma ihtimali kendini belli etmiştir.

AKP, tedbir alırken radikal davranan bir iktidardır. Ama yaşadığımız adalet krizinde bu özelliğini eksik kullandı.

Başta özel yetkili mahkemeler kurmanın yanlışına düşmekten koruyacak olan çağrıları ciddiye almamak AKP iktidarının büyük hatasıdır.

Elindeki davalar sonuçlanana kadar bu mahkemelerin devamına imkân sağlayan düzenleme de büyük gaftı.

Adalete saygısı olan bir iktidar hiç “kapattım” dediği mahkemenin elindeki davalar bitene kadar yaşamasına razı olur mu?

İktidar, devlet ve adalet kavramlarına zarar verdiğini nihayet gördükten sonra şimdi özel yetkili mahkemeleri hemen ve temelli olarak kaldıracaktır.

Adalet Bakanı, marttaki yerel seçimlere kadar bu düzenlemeyi Meclis’ten geçireceklerini açıklamıştır.

Elindeki davalar bitene kadar çalışmaya devam kararı, özel yetkili mahkemelerin kapatılmasından beklenen yararı önlemiştir.

Şimdiki çalışma özel mahkemeleri şartsız olarak sistemden çıkarıyor.

Doğru karar budur.

Davaların doğal yatağına girmesi mahkemelerin ve yargılamanın normalleşmesi, uzun tutukluluk işkencesine son vermenin imkânlarını da genişletecektir.

Toplum vicdanı adaletsizlikten ileri gelen azabı aşmadan ülke huzura kavuşmayacaktır.

Siyasetin bütün kanatları bu konuda yapıcı olmalıdır!

*****

1 ve 2 numaralar

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül İtalya’ya, Başbakan Erdoğan İran’a gittiler.

Selâmetle gitsinler gelsinler. Lâkin…

Türkiye’nin gündemi ve yaşadığı askeri tehditten tutun, para piyasalarındaki fırtınaya kadar, ikisinin birden devletin başında durup her gelişmeyi anında değerlendirmeleri ihtiyacını dayatıyor.

Terör örgütleri ülkenin içinde dışında fink atıyor.

Kuduran dolar bir türlü sakinleşmiyor.

Kansere yakalanan eski rektör Hilmioğlu, cezaevinde insanlık bekliyor.

Halk yönetenlerden devlet adamlığı istiyor.

Birbirileriyle konuşarak gezi programlarını sıraya koymak akıllarına gelmiyor diyelim; danışmanlar da mı hatırlatmıyor?