Tanrı kendi yarattığı mükemmelden sıkılınca insanı yarattı…

Tanrı kendi yarattığı mükemmelden sıkılınca insanı yarattı…
Sanem Altan

Derdim büyük…

Ben de pek çoğunuz gibi mükemmeliyetçiyim.

Doğayla yarışmak isteyecek kadar mükemmeli ararım hayatımda.

Buna aklımı o kadar fazla takarım ki ya yaptığımı mükemmel yaparım ama mükemmeli aradığımdan bunu anlamayacak kadar kör olurum yaptığıma ya da mükemmel yapamayacağımı zannettiğim için iyi yapabileceğim pek çok şeyden vazgeçerim.

Yani hep kaybederim sonuçta.

Ne zaman mükemmelliğe yaklaşsam, bu arayışın manasızlaştığını da farkederim aslında.

Mükemmel sıkıcı birşeydir, onu görürüm…

Ama ne zaman ondan uzaklaşsam da huysuzlaşır, yaralanırım.

***

Babam söylemişti ‘Tanrı mükemmeli yarattı ama o bile kendi yarattığı mükemmellikten sıkılıp insanı ekledi doğaya’ diye.
Buna bayılmıştım.

Çünkü mükemmeli arayan bizler, aslında mükemmeli bozmak için yaratıldığımızı bir türlü anlamayız…

Mükemmel olmak için uğraşır, acılar çekeriz.

Belki de mükemmelliğimiz, Tanrının mükemmelini bozmakta zaten…

Hayata imzamızı o mükemmeliyeti bozarak atıyoruz belki de…
Mükemmeli yaparak değil.

Tanrının yarattığı her mükemmeli bozuyoruz zaten.
Hayvanlar alemi mükemmel şekilde işlerken bizler, savaş çıkararak, cinayetler işleyerek, ölümün; aşık olarak, üreyip çoğalmanın; mükemmeli arayarak hayatın mükemmeliğini bozuyoruz.

***

Geçen gün Florya’da açılan şu büyük dev akvaryuma gittim.
Tanrının yarattığı mükemmeli görmeniz lazım.

Parmağınızın ucu kadar olan küçücük balıkta sıralanan renkleri, dudağının kenarındaki o kırmızı minik çizgiyi gördüğünüzde, mükemmeli yaratanın Tanrı, mükemmeli bozanın da insan olduğunu, sonra unutacak olsanız bile kavrıyorsunuz aslında.

Tanrının yarattığı mükemmeli hayatınızda aramanın manasızlığını görüyorsunuz.

Ve şunu anlıyorsunuz, mükemmel arayışı yaradana yaklaşmak için var…

Ama, her mükemmeli bozduğumuzda da insanlığa ve kendimize yaklaşıyoruz.

Dinler bize mükemmel olmamızı söylüyor…

Günahlar bizi mükemmellikten uzaklaştırıp kendimize yaklaştırıyor.

***

Bir balıkta bile mükemmelin ne olduğunu görebiliyor insan.
Minicik bir balıkta bile.

Bu mükemmellikle yarışmak belki de asıl günah olan.
Mükemmeli aramak, mükemmel olmak istemek belki de asıl günah olan…

Mükemmeli yapmak istediğimizde, bizi yaradanla yarışmak istiyoruz çünkü.

Bu asla kazanamayacağımız bir yarış…

***

Tanrı zaten kusursuz yaratmış dünyayı.

Sonra da bizi eklemiş o kusursuzluğu bozmak için.
Vardır bir bildiği….

Balıkları gördüğümde şunu anladım, mükemmeli aramamak gerek.
Bizim görevimiz, varlık nedenimiz, o mükemmeliyeti eksikliklerimizle dengelemek bence.

Biz bir balık gibi olamayız.

Biz zaaflarımızla, eksikliklerimizle, günahlarımızla parçasıyız bu muhteşem ahengin….

Çünkü biz insanız…

Bir Cevap Yazın