Terörle dansın sonuçlarını yaşıyoruz…

Terörle dansın sonuçlarını yaşıyoruz…
Orhan Bursalı

Suruç’taki büyük alçakça katliam, şimdiki koalisyon-erken seçim durum analizinin sonuç kısmını öne çekti..
Öncelikle IŞİD’in Suriye’deki kanlı macerasını ülkemize taşıması üzerine birkaç noktaya değinmek zorundayız: Bu bilinemiyor muydu? Mümkün değil. Çünkü iktidarın IŞİD’le dansı başladığı andan itibaren, muhalif medyanın yorum köşeleri ikaz yazılarıyla dolup taşmaya başladı…
Gazeteler IŞİD’in ülkemizdeki faaliyetleriyle dolup taştı, büro açtılar, pankart astılar, para topladılar, hatta ormanda gösteriler bile yaptılar, adam ve insan devşirdiler, yüzlerce genç ve ailesi perişan oldu Suriye’de… Gazeteler oğullarını IŞİD’e kaptıran ailelerin dramlarıyla doldu taştı.
MİT TIR’ları yakalandı, silah yüklü, hepsi Suriye’de Esad’a karşı savaşan IŞİD ve benzeri köktendinci örgütlere gidiyordu.
İktidar hemen her olayda yakalandıkça sustu, inkâr etti.

Kaç canlı bomba dolaşıyor
Ama bu politikalarının dipsiz kuyu olduğunu anladığında çok geç kalmıştı RTE ve Davutoğlu ikilisi.
Atı alan Üsküdar’ı geçmiş, uluslararası kamuoyu IŞİD’e karşı daha etkin önlemlere yönelmiş, kafa koparan örgütün geleceği kararmıştı.
İktidar, oynadığı atın tökezlediğini görünce, sessiz sedasız politikasını değiştirmeye yöneldi. IŞİD’cilerden bir kısmını tutukladı.
Örgütün ülkede yeraltı örgütlenmesini bilen yok.
Kaç canlı bombası var, bilen yok.
Katliamlar yapma potansiyelini bilen yok.
Biliyorsanız açıklayın, öncelikle can güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğunuz bu millete bilgi verin, hesap verin, açıklama yapın, koruma önlemlerini alın, bu belayı uzaklaştırmak için ne yapabiliyorsanız..
Meclis’i olağanüstü toplantıya çağırın…
***
Terör örgütüyle dans eden sizler, ama sonuçlarına katlanan sizler değil bu millet..
Yazık değil mi bu ülkeye.. O bombalar bu bombalar, o yakar bu yıkar, millet ölür.
Suruç’ta bombaların parçaladığı gencecik insanlar, aileleri.. Yazık değil mi..
Hani bu ülkede cenaze kalkmıyordu artık.
Bu söylemden sonra kaç ailenin ocağına ateş düştü, bunun çetelesini tutan var mı?
***
IŞİD’le dans, Musul Konsolosluğu’nda yaşanan “karanlık olay”la mı başladı? Hani 49 resmi yurttaşımızın esir alndığı..
Hani herkes kaçar ve her yer boşaltılırken, konsolosluğa orada kalın talimatının verildiği.. sonra IŞİD’cilerin gelip herkesi esir aldığı o meşum olay.
Oradan MİT için bir “kahramanlık öyküsü” yaratılmamış mıydı?
Öğrendik ki sonra, hapishanelerimizde bulunan çoğu önemli kişi konumundaki onlarca cihatçının serbest bırakılması anlaşmasıyla, bir takas yapmışız.
Musul Konsolosluğu baskını, IŞİD’cileri geri almak için mi yapılmıştı. Komplo teorisi uyduruyorum!

İktidar, terörle dans etti
Esad’a karşı her türlü şeytanla aynı yatağa girdi.
Onu kendi evinde ağırladı, ülkeyi yataklığa çevirdi.
Reyhanlı katliamını unuttuk mu? Buna göz yumulduğuna ilişkin açıklamalar var. Tabii ki inanmak istemem!
Ama aydınlatılmamış olaylar üzerinde hep şüpheler ve gölgeler vardır.
Bir iktidar ve resmi adamları, olayları aydınlatmak için değil, gizlemek, örtbas etmek için davranıyorlarsa, orada mutlaka yasal olmayan işler yapılıyor demektir.
Mahkemelerin iktidarca olayları örtbas için kullanıldığına ilişkin açık şüphelerin üzerinde dumanlar tütüyorsa hele..
***
Türkiye çok tehlikeli sularda seyrediyor.
IŞİD, savaşı ve hesaplaşmayı içeriye taşıdı.
Ankara, bunun üzerine seçim hesapları kuruyor mu?
Şu terör azarsa, erken seçime gider, çoğunluk iktidarını kuracak milletvekili çıkarırım gibi.
Savaş üzerinden kazanma planları..
Hayır yok, böyle bir şey hiçbir iktidarın ne aklından geçebilir, ne esintisini hisseder..
Ama burası Türkiye abicim.. İktidarın geçmişi insan aklına kötü düşünceler getirmiyor değil.
Biz düşüncemizi yazalım, hayat bizi yanlış çıkarsın…