Ve kahkaha…

Ve kahkaha…
Şule Süzük Toker

Sıcaklardan diyesim geliyor ama dedikleri gibi yobazlığın fıtratında var. Yaz, kış dinlemez ki. Ama sanki yazları bilakis daha konuşkanlar, bilakis kadınlara kafayı takıyorlar. Geçen yıl değil miydi o, gebe kadınlara yönelik bir olağan meymenetsizin zikrettikleri.

“Ay, ay, ay, ay ıkınıyorum, hakikaten sıkılıyorum”

Bu neyin kafası, bu neyin fantaaazisi anlayan beri gelsin. Ama muayyen aylarda kadınlara kafayı takıyorlar. İzlenimlerim, gözlemlerim o yönde. Bir şehevi konuşma arzusu içinde durmuyorlar. Belki laf lafı açıyor, laf fantaaaazileri zıplatıyor, kimbilir.

Mümkün. Bastırılmış altlar, süperler, idler, içler-dışlar çarpımı gibi paralellerle, dikey ve yatay algı operasyonlarıyla buluşuyor. Durduk yerde Lacan geliyor, Freud ciddi ciddi bakıyor. Üzerlerine salmak istiyorum, tüm zamanların tüm idlerini, egolarını, anal ve fallik evrelerine döndürsünler, eğer montaj en mükemmel haliyle paralelse ve paraleller birleşmezse, libidinal ekonomi bakımından hiçliği doldurmak için, sahip olamadığımız şeyi telafi etmek için bir dışkı veririz…

Dedikleri gibi yani.

Lacan diyor.

Haya, edep, iffet lafları gırla gidiyor. İffetli adam denir mi mesela? Pek duymadım. Kadınlara gönderme yapar bu sözcük. Ama zat-ı muhteremlere göre iffetli kadın sokakta kahkaha atmayacak.

Peki, “İffetli erkek de sokakta kahkaha atmayacak.” cümlesine bakalım; tuhaf durmakta. Söylenmez. Hemen “erkek” yerine “bayan”ı koyuverirler. Zaten sokak erkeklerin alanı, kadınlar mümkünse evden burunlarını çıkarmasınlar. Dışarıda değil evde çalışsınlar. Ev işleri yapsınlar, çocuk doğurup baksınlar, yaşlı ve hasta bakımını üstlensinler ama ille de yüzlerine bakıldığında hafifçe kızarsınlar, boyunlarını eğsinler, gözlerini kaçırsınlar, kaderlerine razı olsunlar. Haya nişanını ancak o zaman hak ederler.

Cazibedâr olmasınlar. Zinhar.

Flört etmesinler, flört ettiklerinde ısırılmış bir elma olduklarının farkına varsınlar. Artık elmayı kim yemek isteyebilir yani… Ziynetlerini kocalarına saklasınlar, IŞİD’cilere mesela.

Değil midir? Bir gömlek fazlası IŞİD fetvaları değil midir? Nihayetinde kadın sünnetini zorunlu kılan ve 9 yaşındaki kız çocuklarıyla nikah kıyan sapkın zihniyet değil midir? Değil midir?

Kadının kahkahasından kork,
Kadının cinselliğinden kork,
Kadının bedeninden kork,
Kadının gebeliğinden kork.
Kadının çalışmasından, gözlerini kaldırıp dimdik bakmasından kork…

Sizin de işiniz zor hakikaten.

Ama korkunun ecele faydası yok bilesiniz.

Bilesiniz:

Vardık, varız, var olacağız.

Yeminlen.