Vurun Kadınlara!

Vurun Kadınlara!
Zeynep Oral

Vurun kadınlara! Bakalım daha nereye kadar gideceksiniz!
Önce bizim gazetede gördüm haberi, sonra yandaş gazeteler bile gözlerini kapayamadı, utangaç çekingen de olsa haberi vermeye başladılar…
Haber şöyleydi: Antalya’daki Gazi Anadolu Lisesi’nde kız öğrencilerin etek giymesi yasaklandı. Okul Müdürü Hayri Bahşi, “Okulumuz öğrencileri artık büyük çocuklar. Merdivenden inip çıkmalarında sorun olmasın diye düşündük” dedi.

Neler çekmedik şu merdivenlerden!

Ah yani neler çekti bu ülke şu merdivenlerden. Kızlar etekle inip çıkarsa, ve de rüzgâr eserse, ve de merdiven altından erkek öğrenciler dikizlerse… Düşünün ne korkunç olaylar olabilir!
Antalya’yı bırakın, Trabzon’a bakın. Daha önce de oradan işaret verilmişti:
Trabzon Milli Eğitim İl Müdürü Tamer Kırbaç şöyle buyurmuştu:
“Erkek öğrenciler ile kız öğrenciler aynı binada altlı üstlü kalıyor. Aynı merdivenleri kullanarak uyumaya gitmeleri inanın beni iki yıldır rahatsız ediyor ve diken üstünde oturmama sebep oluyor.” Düşünebiliyor musun! Kız ve erkek öğrenciler, altlı üstlü kalıyor! Mutlak arada merdiven de vardır!
A benim canım efendilerim! Bilmez misin ki, ergenlik çağında kadın bacağı göremedikleri için, kız çocuklarından uzak yetiştirildikleri için, bunca ayırım, bunca kaç göç, bunca yasak, bunca tabu olduğu için bu erkekler büyüyünce kadınları bıçaklıyor, doğruyor, burunlarını kesiyor, sakat bırakıyor!

Bilmez misiniz ergenlik çağında cinsiyetleri bunca bastırıldığı, bunca hastalıklı hale getirildiği için, büyüdüklerinde kadınlara tecavüz ediyor, turist kadınlara saldırıyor, öldürüyor, kendi kız çocuklarına tecavüz ediyor!
Geçiniz! Kime ne anlatıyorum ki!
Sakın kimse, “münferit olayları” büyüttüğümü söylemesin! Ülkenin Başbakan’ı, kadın-erkek eşitliğine inanmadığını; kadınların 3 ya da 5 çocuk doğurmaları gerektiğini (gününe göre arzuları değişiyor); banklarda kızlı-erkekli yan yana oturmalarından rahatsızlığını her fırsatta dillendiriyorsa, bunun “münferiti” falan olamaz! Bu bir politikadır! İdeolojidir!

‘Doğum izni’ tuzağı

Bu arada Çalışma Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı harıl harıl “çocuk teşviki” paketine çalışıyor.
Sözüm ona kadınlara fazladan hakmış gibi sunulan 18 hafta doğum izni ve çocuk iki yaşına dek yani iki yıl boyunca “esnek çalışma” (yarı zamanlı, az zamanlı çalışma) “hakkı” vermeyi öngören bu taslak, aslında kadınların aleyhine…
“Hak” gibi görünen bu olay, kadınların çalışma, iş alanından çekilmesine, istihdam dışına atılmasına yol açacak.
Zaten en son işe alınan ve en önce işten atılan kadınların iş bulmaları, çalışmaları daha da zorlaşacak. Hiçbir işveren bu koşullarda kadın çalışanı erkeğe yeğlemeyecek…
Sakın kimse bana, “evet ama Avrupa ülkelerinde…” diye başlayan kıyaslamalara girişmesin!
Uygar ülkelerde doğum izni sadece kadınları değil erkekleri de kapsar.
Uygar ülkelerde çocuk yetiştirmek sadece annelerin değil, babaların da görevidir.
Uygar ülkelerde “esnek çalışma”, (part-time çalışma) “evden çalışma” gibi durumların altyapıları hazırlanmış, uygulanıyordur ve ülkenin istihdam politikasına entegre edilmiştir!
Uygar ülkelerde kadınlar ya annelik ya meslek; ya annelik ya çalışma hayatı ikilemine tutsak edilmez!
Uygar ülkelerde bütün bu sorunlar, devlet politikasıyla, sadece kadın üzerinden değil, kadın-erkek eşitliği üzerinden yürütülür!
Hay Allah! Hep unutuyorum! Başbakan, kadın-erkek eşitliğine inanmıyordu!
Zavallı bakanlar ne yapsın!