Yeşil Kuşak ve Mirasçıları!..

Yeşil Kuşak ve Mirasçıları!..
Serdar Kızık

Bugüne değin çeşitli biçimlerde saldırılara uğramış, yazarları katledilmiş Cumhuriyet, Charlie Hebdo katliamına karşı üstüne düşeni yaptı.
“Kutsalına dokundu, eleştirdi, mizah yaptı” diye işlenen vahşi bir katliama karşı duruş gösterdi.
İnsanlığa yönelik bu suç karşısında dayanışmasını sergiledi.
Terörün hiçbir haklı gerekçesi olamayacağını bir kez daha vurguladı…
Laikliğin, özellikle İslam coğrafyasında ne kadar “gerekli” olduğuna dikkat çekti.
Ölüm, terör, hangi gerekçeyle olursa olsun meşrulaştırılamaz, kutsanamaz.
Buna karşın önceki gece gazetenin önünde, bir grup, “Kouachi kardeşler onurumuzdur”, “Ümmetin sabrını zorladığınız her yerde ölüme hazır olun” posteri açtı…
Yetmedi, tetikçi köşelerde, Madımak göndermesiyle, “eden belasını da bulur mevlasını da” tehdidi savruldu…
Daha da önemlisi, hukuk devletiyle yönetildiği belirtilen, gel gör ki 12 Eylül dönemi gibi piyasaya çıkmamış gazeteyi matbaada incelemeye alan ülkenin başbakanının, Brüksel’e gitmeden önceki sözleri…
“Gelin bize saldırın diyen bir karikatürün yayımlandığını” öne sürmesi… Dolayısıyla Cumhuriyet’e yönelik olası saldırılara bir yanıyla yol vermesi.
Öte yandan bu sözlerle çelişen İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın “O ekte öyle bir şey yok” demesi…
***
Bir gerçek ki dünyada “İslami terör” ve “İslamofobi” diye bir algı yükseliyor.
Her iki olgu da özgürlükleri, hakları tırpanlıyor.
Dinci gericilik ve ırkçılık daha büyük bir tehdide dönüşüyor.
Barışı, kardeşliği savunan, ölüme, teröre karşı çıkan samimi Müslümanların yanında, dünyanın çeşitli coğrafyalarında İslam adına, inançları ve kutsalları adına öldüren, kafa kesen, katliam yapan, bir kasabada 2 bin kişiyi öldüren örgütler de var.
IŞİD, El Kaide, Boko Haram benzeri örgütler, gerçekte en büyük darbeyi temiz, saf Müslümanlara vuruyor…
***
Gelelim madalyonun diğer yüzüne… Bu örgütler nasıl oluştu, nasıl beslendi, kimler tarafından büyütüldü, geliştirildi?
Başrolde emperyalizm var.
Her türlü ayrımcılığı, ırkçılığı, dinciliği kullandı, destekledi.
Sovyetler Birliği’ne karşı Batı’nın yeşil kuşak projesiyle başlayan süreç, bu ve benzeri örgütleri doğurdu.
Emperyalizmin Asya, Ortadoğu, Afrika ve Müslüman ülkelerdeki politikaları, baskıcı yönetimlere sözüm ona demokrasi adına müdahalesi, çoluk çocuk on binlerin ölümüne neden oldu.
Küreselleşmenin, kapitalizmin sömürü zihniyeti bu coğrafyalara kan, gözyaşı ve yoksulluk getirdi.
Dünyada olan bitene, gelişmelere, her türlü teröre bakarken bu gerçekleri ıskalamamak gerekiyor.
Sistem, varlığını sürdürmek, daha da büyümek için kendi karşıtlığını yaratıyor…