Gökbilimciler Uzaylı Yaşamı Aramak İçin En İyi Yerleri Açıkladı
Gökbilimciler, evrende dünya dışı yaşam aramak için en umut vadeden yerleri açıkladılar ve yaşanabilir olma olasılığı en yüksek olan yaklaşık 50 kayalık gezegeni belirlediler.
Araştırmacılar, çalışmalarında Avrupa Uzay Ajansı’nın (ESA) Gaia misyonundan ve NASA’nın Öte gezegen Arşivi’nden elde edilen verileri kullanarak, bilinen 6.000’den fazla öte gezegen arasından Dünya’ya en çok benzeyenleri belirlediler.
Bu araştırma, Ryan Gosling’in karakterinin Dünya’yı kurtarmanın bir yolunu bulmak için bir öte gezegen sistemine seyahat ettiği yeni filmi Kurtuluş Projesi’nin (Project Hail Mary) temel önermelerini yansıtıyor.
Filmde yolculuk sırasında Rocky adında bir uzaylı yaşam formuyla ve kurgusal uzaylı mikroorganizmalar olan Astrophage ve Taumoeba ile karşılaşırlar.


Güneş Sistemi’nin iç gezegenleriyle (karasal gezegenler) TRAPPIST-1 Gezegen Sistemi’nin karşılaştırmalı olarak gösterimi.
Diğerleri ise TOI-715 b gibi daha az bilinen gezegenlerdir. En ilgi çekici hedefler arasında 40 ışık yılı uzaklıktaki TRAPPIST-1 d, e, f ve g ile 48 ışık yılı uzaklıktaki LHS 1140 b yer almaktadır. Bu gezegenlerin sıvı suyu barındırıp barındıramayacağı büyük ölçüde atmosferlerini koruyabilme yeteneklerine bağlıdır.
Çalışmada ayrıca, TRAPPIST-1 e, TOI-715 b, Kepler-1652 b, Kepler-442 b, Kepler-1544 b ve Proxima Centauri b, GJ 1061 d, GJ 1002 b ve Wolf 1069 b gezegenleri de dahil olmak üzere, Dünya’ya benzer şekilde yıldız enerjisi alan gezegenleri de belirlediler.
Araştırmacılar çalışmanın, yaşanabilir bölgenin iç ve dış sınırlarına yakın gezegenlerin, yaşanabilirliğin nerede başlayıp nerede bittiğine dair uzun süredir geçerli olan teorileri geliştirmeye yardımcı olacağını umuyor.
San Francisco Üniversitesi’nden Gillis Lowry, “Bir şeyin yaşam barındırma olasılığını neyin artırdığını söylemek zor olsa da, nereye bakılacağını belirlemek ilk önemli adımdır; bu nedenle projemizin amacı ‘işte gözlem için en iyi hedefler’ demekti” dedi.
Ekipten Lucas Lawrence şunları ekledi: “Diğer bilim insanlarının etkili bir şekilde arama yapmasını sağlayacak bir şey yaratmak istedik ve bu dünyalar hakkında daha fazla araştırmak istediğimiz yeni şeyler keşfetmeye devam ettik.”
Araştırmacılar ayrıca, gezegenlerdeki değişen ısı seviyelerinin uzun vadeli yaşanabilirliği nasıl etkilediğini ortaya çıkarabilecek, dış merkezli yörüngelere sahip gezegenleri de inceledi.

Kepler Gezegen Sistemi. Yeni bir gezegenin keşfi, uzak bir Güneş Sistemi’nin bizimkine rakip olabileceğini ortaya koyuyor.
Ekipten Abigail Bohl, öte gezegenleri Venüs, Dünya ve Mars ile karşılaştırmanın, bilim insanlarının bir gezegenin yaşamı destekleme yeteneğini kaybetmeden önce ne kadar yıldız enerjisi alabileceğini anlamalarına yardımcı olduğunu belirtti.
Oluşturdukları liste, James Webb Uzay Teleskopu (JWST), Nancy Grace Roman Uzay Teleskobu, Aşırı Büyük Teleskop, Yaşanabilir Dünyalar Gözlemevi ve Büyük İnterferometre Öte gezegenler (LIFE) ile gökbilimciler için bir rehber niteliğinde olacaktır.
TRAPPIST-1 gezegen sistemi, Cornell Üniversitesi’nden Nikole Lewis’in öncülüğünde JWST ile yapılan gözlemlerin ana odak noktalarından biridir.
Trappist-1 ve TOI-715 b, her ikisi de küçük kırmızı yıldızlardır; bu da etraflarında dönen küçük, Dünya büyüklüğündeki gezegenleri görmeyi kolaylaştırır.









