Asteroit Bennu’dan alınan örneklerde “uzay sakızı” ve glikoz keşfedildiği açıklandı
Bennu asteroitinden alınan örnekler, Güneş Sistemi’nin kökenine ışık tutmaya devam ediyor.
NASA’nın Osiris-REx uzay aracının 2020 yılında Dünya’ya getirdiği örnekler üzerinde çalışan bilim insanları, yakın zamanda örneklerin şeker ve “astro malzemelerde daha önce görülmemiş sakız benzeri bir madde” içerdiğini keşfetti.
Keşifler ve bunların yaşamın başlangıcına ilişkin büyük soruların cevaplanmasına nasıl yardımcı olabileceği, üç yeni araştırmada anlatılıyor.
İlkinde, Tohoku Üniversitesi’nden Yoshihiro Furukawa liderliğindeki bilim insanları, asteroit örneklerinde bulunan ve Dünya’daki biyolojinin temel yapı taşları olarak nitelendirilen şekerlere odaklandılar.
Ames Araştırma Merkezi’nden Scott Sandford ve Berkeley’den Zack Gainsforth tarafından hazırlanan ikinci çalışmada ise, örneklerde bulunan eski “uzay sakızı”nın gezegenimizdeki erken yaşamın katalizörü olmada temel bir rol oynamış olabileceği ortaya konuyor.
Johnson Uzay Merkezi’nden Ann Nguyen liderliğindeki üçüncü araştırmada, Osiris-REx’in Bennu’dan topladığı ve başlangıçta güneş sisteminden önceki yıldızlardan gelen iki farklı kaya türünden elde edilen toz analiz edildi.
Varoluşun malzemeleri
Üç araştırmanın her biri, Bennu asteroitinden elde edilen, güneş sisteminin nasıl geliştiğine ve Dünya’da yaşamın nasıl başladığına dair ipuçlarına odaklanıyor.
NASA, asteroit örneklerinde keşfedilen şekerlerin, daha önce tespit edilen amino asitler gibi diğer moleküllerle birlikte, mutlaka yaşam kanıtı sağlamadığını söyledi.
Ancak, canlı organizmaları oluşturan ve bireysel hücrelerde biyolojik süreçlerin gerçekleşmesini sağlayan bileşiklerin temel unsurlarının, bir zamanlar, Güneş Sistemi genelinde yaygın olduğunu gösteriyor.
Araştırmacılar, Bennu’dan alınan örneklerde DNA’yı oluşturmak için kullanılan temel moleküllerden bazılarının ve genetik bilgiyi kodlayan ve çözen hayati bir haberci olan RNA’nın bulunduğunu belirttiler.
Furukawa, örneklerde bulunan şekerlerin, dünyadaki ilk yaşam formlarının kullandığı hayatta kalma mekanizmalarına ilişkin bir hipotezi desteklediğini, bu mekanizmaların günümüzde onu ayakta tutan karmaşık biyolojik süreçlerden ziyade, esasen haberci moleküle dayanıyor olabileceğini söyledi.
“Günümüz yaşamı karmaşık bir sisteme dayanıyor. Ancak, erken dönem yaşamı daha basit olabilirdi.”
NASA, Bennu örneklerinde keşfedilmeden önce kozmik kayalarda hiç görülmemiş olan gizemli “uzay sakızının” muhtemelen Güneş Sistemi’nin ilk dönemlerinde oluştuğunu söyledi.
Araştırmacılara göre, içerdiği moleküller “Dünya’da yaşamın başlamasına yardımcı olan kimyasal öncüllerden bazılarını sağlamış olabilir.”
Sakız, gezegenimizde yaşamın nasıl başladığını ve başka yerlerde de var olup olmadığını araştıran bilim insanları için bulmacanın önemli bir parçası.
Bennu’nun şaşırtıcı sakızı üzerine Sandford, “bu garip maddeyle, muhtemelen bu kayada meydana gelen en erken malzeme değişimlerinden birine ve Güneş Sistemi’nin ilk günlerine, başlangıcın yakınlarındaki olaylara bakıyoruz” dedi.
Yeni araştırmaların bir kısmı, Güneş Sistemi’ndeki diğer asteroitler gibi, sistemin başlangıç aşamasından kalan bir kaya olan Bennu’nun oluşumunu da inceliyor.
Araştırmacılara göre, asteroitten alınan iki örnekte keşfedilen toz, bilim insanlarının Güneş Sistemi oluştuğunda zaten iyice karışmış olduğuna inanılan bir madde.
NASA çalışanları ayrıca, örneklerde bu kadar yüksek konsantrasyonlarda toz tespit edildiği için Bennu’nun “ölmekte olan yıldızların tozuyla zenginleşmiş” bir bölgede gelişmiş olabileceğini belirttiler.









