Kepler Uzay Aracından Elde Edilen Süpernova Kalıntısının Uzun Zamandır Beklenen Videosu Yayınlandı

Kepler Süper novasının Chandra teleskobuyla çekilmiş görüntüsü; renkler, fırlatılan enkazdaki farklı X-ışını enerjisi seviyelerini temsil ediyor.
1604 yılında Alman gökbilimci Johannes Kepler, gündüz vakti bile görülebilecek kadar parlak yeni bir yıldız keşfetti. Kepler’in *De Stella Nova* adlı kitabında anlattığı bu keşif, astronomi camiasında büyük yankı uyandırdı.
Bu tek ışık noktasıyla gökbilimciler, gökyüzünün (gökyüzündeki arka plan yıldızları) değişmez ve kalıcı olduğu yönündeki yaygın dogmayı sorguladılar.
Zamanla, Kepler Süpernovasının (bu şekilde anılmaya başlandı) kritik kütlesini aşan ve parlak bir patlamayla infilak eden bir beyaz cüce olduğunu anlaşıldı.
Dünya’dan yaklaşık 17.000 ışık yılı uzaklıktaki, Yılan Takımyıldızında bulunan Kepler Süpernovası, Tip 1a süpernovalarının en önemli örneklerinden biridir.
Bu süpernovalar, ikili bir sistemdeki beyaz cücenin eş yıldızından madde çekmesi veya başka bir beyaz cüceyle birleşmesi sonucu oluşur.
Dünya’ya yakınlığı, Chandra X-ışın Gözlemevi’nin süpernova kalıntısının ayrıntılı görüntülerini yakalamasına olanak sağlamış ve gökbilimciler bu görüntüleri zaman içindeki evrimini izlemek için kullanmışlardır.
2000 ile 2025 yılları arasında elde edilen verilere dayanarak, bilim ekibi bu süpernovanın bıraktığı en uzun süreli enkaz alanının videosunu oluşturdu.
Süpernova kalıntıları, yıldızdan fırlatılan devasa toz ve gaz bulutlarından oluşur ve patlamanın ısısıyla milyonlarca dereceye kadar ısınır.
Bu durum, malzemenin farklı dalga boylarında (çoğunlukla X-ışınında) parlak bir şekilde parlamasına neden olur ve Chandra, gelişmiş X-ışını optik araçlarını kullanarak bunu izlemiştir.
Çeyrek asırdır faaliyette olan görevin uzun ömrüyle birleştiğinde, Chandra kalıntı bulutundaki değişiklikleri çok yakından takip etmiştir.
George Mason Üniversitesi’nden Jessye Gassel, bu videonun hazırlanmasına öncülük etti.
Gassel, “Kepler’in öyküsünün perdesi henüz yeni yeni açılmaya başlıyor. Parçalanmış bu yıldızın kalıntılarının, uzaya fırlatılmış maddelerle çarpışmasını izleyebilmemiz olağanüstü” dedi.
Bu videonun özellikle ilgi çekici bir kısmı, kalıntının farklı bölümlerinin inanılmaz hızlarda farklı yönlerde hareket ettiğini göstermesidir.
En hızlı bölümler ışık hızının yaklaşık % 2’si (22,2 milyar km/sa; hızla aşağı doğru hareket ederken, en yavaş bölümler ışık hızının % 0,5’i (6,4 milyar km/sa) hızla yukarı doğru hareket etmektedir.
Bu fark, kalıntının görüntünün üst kısmına doğru ittiği gazın, alt kısmına doğru ittiği gazdan daha yoğun olmasından kaynaklanmaktadır. Bu durum, bilim insanlarına süpernovanın çevresi hakkında bilgi sağlamaktadır.
Bir diğer ilginç özellik ise süpernova patlamasının ön kenarı olan ve yıldızın dışındaki maddeyle ilk karşılaşan patlama dalgasının kenarlarının genişlikleridir. Ekip, bu genişliği ve hızı inceleyerek, yıldızın patlaması ve çevresi hakkında, bozulmadan önce hayati bilgiler edinmiştir.
Chandra gözlemlerinin baş araştırmacısı Brian Williams, “Süpernova patlamaları ve uzaya fırlattıkları elementler, yeni yıldızların ve gezegenlerin can damarıdır. Tam olarak nasıl davrandıklarını anlamak, kozmik tarihimizi bilmek için çok önemlidir” dedi.






