Kozmosun Sesleri…

Uzayın Seslerini Dinleyelim

Chandra X-ışın Gözlemevi’ndeki ve NASA uzmanları, verileri sese dönüştürerek benzer bir şeyi nasıl yapacaklarını buldular ve sizin kozmosa tam olarak dalmanıza olanak tanıyan “sonifikasyonlar” (verilerin veya bilgilerin görsel grafikler yerine işitsel sinyallere ve seslere dönüştürülerek sunulması yöntemi) yarattılar. Hazır mısınız?

Ay’a veya yıldızlara baktıysanız, muhtemelen içsel bir hayranlık ve şaşkınlık duygusu ya da belki de kozmosla derin bir bağlantı hissetmişsinizdir. Teleskoplarımızdan elde edilen gözlem verilerine karşılık gelen frekanslara dönüştürmek, görme engelli veya az gören kişiler için benzer bir deneyimin kapısını aralayabilirken, diğerleri için de deneyimi zenginleştirebilir.

Verileri sese dönüştürmek alışılmadık görünebilir, ancak aslında çoğumuzun alışkın olduğu veri görselleştirmesinden çok da farklı değildir. Uzay teleskobundan gelen her görüntü, insan duyuları aracılığıyla algılayabildiğimiz şeyin bir uzantısıdır. Bilim insanları, verilerdeki ince özellikleri incelemeyi ve yorumlamayı kolaylaştırmak için genellikle özel filtreler ve veri işleme teknikleri kullanırlar.

Elektromanyetik spektrumun, yani ışığın tüm aralığının, yalnızca küçük bir kısmı insan gözüyle görülebilir. Ancak birçok teleskop, Chandra X-ışın Gözlemevi ve kızılötesi ışığı görüntüleyen James Webb Uzay Teleskobu gibi diğer dalgaboylarını yakalamak üzere tasarlanmıştır. Görselleştirmeler ve seslendirmeler, gönderdikleri verileri algılayabileceğimiz ve yorumlayabileceğimiz biçimlere dönüştürmenin anahtarıdır. Her ikisi de teleskoplarımızın neyi tespit ettiğini anlamamız için bize daha fazla yol sunar.

Bu kavramı sandığınızdan daha iyi biliyor olabilirsiniz! Muhtemelen “radyo” kelimesini sesle ilişkilendiriyorsunuz, değil mi? Ancak radyo dalgaları da ışığın başka bir biçimidir. Radyonuzu belirli bir frekansa ayarladığınızda, bu elektromanyetik dalgaları alır ve taşıdıkları bilgiyi hoparlörde titreşimlere dönüştürerek duyabileceğiniz ses dalgalarını oluşturur.

Genellikle seslendirme çalışmalarında yer alan kozmik cisimler aslında ses üretmezler. Ama bazen gerçekten de üretirler! Perseus galaksi kümesinin ortasındaki bir kara delik ses makinesi, kümenin sıcak gazına basınç dalgaları gönderir. Gaz, ses dalgalarının içinden geçebileceği kadar yoğundur ve insanların duyamayacağı bir nota oluşturur. Ancak iyi bir kozmik DJ’in yardımıyla, bu notayı insan kulağının duyabileceği aralığa getirebiliriz.

Seslendirmeler sadece bilim insanları için değildir. Kendiniz de yapabilirsiniz! Hearing HubbleHubble Uzay Teleskobundan 10 nefes kesici görüntü arasından seçim yapmanızı sağlar. Enstrümanları, tarama desenini, armoniyi ve kullanmak istediğiniz bilimsel bilgileri seçerek, görüntüyü sesle temsil eden bir senfoni oluşturabilirsiniz! Bestenizi tamamladıktan sonra, başyapıtınızı sosyal medyada ve ailenizle, arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz.

 

Önceki İçerikYapay Zekayla Güneş Patlamalarının Önceden Belirlenmesi…