10 Nisan 2019’da Olay Ufku Teleskobu (EHT), kara delik olay ufkunun ilk görüntüsünü açıkladı; ışığın kara deliğin devasa çekiminden kaçamayacağı alan. Bu büyük kara delik, 6.5 milyar Güneş kütlesiyle, eliptik galaksi Messier 87’de (M87) bulunuyor.
Dünya’dan yaklaşık 55 milyon ışıkyılı uzaklıkta bulunan M87, 100 yıldan uzun bir süre astronomik çalışmaların konusu olmuştur. Hubble Uzay Teleskobu, Chandra X-ışını Gözlemevi ve NuSTAR gibi birçok NASA gözlemevi tarafından da görüntülenmiştir. M87,1918’de, ilk kez gökbilimci Heber Curtis’in galaksinin merkezinden uzanan “meraklı bir düz ışın” olduğunu fark etmesiyle gözlenmeye başlamıştır. Kara deliğin etrafında hızla dönen disk tarafından üretilen bu yüksek enerjili malzeme jeti, radyo dalgalarından X ışınlarına kadar çok sayıda dalga boyunda görülebilir.
Jetdeki parçacıklar yıldızlar arası ortamı ( M87’deki yıldızlar arasındaki boşluğu dolduran seyrek malzeme) etkilediğinde, ışığın kızılötesi ve radyo dalga boylarında yayılan ancak görünür ışığın olmadığı bir şok dalgası üretir. Üstteki Spitzer görüntüsünde, şok dalgasının jetin kendisinden daha belirgin olduğu görülmektedir.
Galaksinin merkezinin sağında bulunan daha parlak jet neredeyse doğrudan doğruya Dünya’ya yönelmiş gibi. Doğrultumuzdaki yüksek hızı nedeniyle parlaklığı artmış, ayrıca bilim insanlarının “göreceli etki” dediği bir mekanizmayla parlaklığı daha da artmış, ki bu da jeti oluşturan malzemenin ışık hızına yakın hızlarda yol katetmesi nedeniyle ortaya çıkmıştır. Jetin yörüngesi galaksiye göre görüş hattımızdan biraz sapmasına rağmen hala jet uzunluğunun bir kısmını görebiliyoruz.
Şok dalgası, hızlı hareket eden parçacıkların galaksideki gazla çarpıştığı bölgeleri vurarak yavaşlattığı jetin aşağıya doğru eğildiği nokta etrafında başlar. Buna karşılık, ikinci jet bizden öylesine hızlı hareket ediyor ki, göreceli etkiler onu tüm dalga boylarında görünmez kılıyor. Ancak yıldızlar arası ortamda yarattığı şok dalgası hala burada görülebilir. Galaksinin merkezinin sol tarafında bulunan şok dalgası, ters çevrilmiş bir “C” harfine benziyor. Optik görüntülerde görünmemekle birlikte, Ulusal Radyo Astronomi Gözlemevinin “Çok Büyük Dizilimi”ndeki görüntüsünde olduğu gibi radyo dalgalarında da görülebilmiştir.
Bilim insanları, kızılötesi, radyo dalgaları , görünür ışık, X ışınları ve son derece enerjik gama ışınlarındaki gözlemleri birleştirerek, bu güçlü jetlerin fiziğini açıklamaya çalışıyorlar. Araştırmacılar hala gazın kara deliklere nasıl çekildiğinin sağlam bir teorik anlayışına ulaşmak için çabalıyorlar.