Evrenin Gizli Tarafı…

Evrenin Gizli Tarafı…

Evrenin Gizli Tarafını Görmek

Yani evrenimizdeki yapının çoğu, yıldızları, galaksileri ve parlak gaz bulutlarını oluşturma işlemi için tüm güzelliği ile parıltılı bir biçimde ışıma yapmıyor. Açıkçası, bu durum biraz moral bozucu. Evrendeki maddenin dağılımını incelemek istiyoruz. Evrenimizin nasıl oluştuğunu ve şu anda nasıl bir evrimden geçtiğini anlamamıza yardımcı olmaması, parıldamaması yani ışınımda bulunmaması, durumu sinir bozucu astronomik bir çaba haline getiriyor.

İşte bunu nasıl başardık?

Birincisi, en büyük ölçekte, evrenimizdeki madde, kozmik ağ olarak bilinen geniş, karmaşık internet benzeri filaman bir ağ oluşturur. Ağdaki yoğun düğümlere kümeler denir ve yüzlerce hatta binlerce gökadaya ev sahipliği yapar. Bu kümeler arasında uzanan, aralarında ince, görünmez bir gaz geçiren bir gökada zincirinden (ip üzerine dizilmiş boncuklar gibi), yapılmış uzun, ince dalları olan filamanlardır.

Mycelium Network Dark Matter We Are Wildness - We Are Wildness

Bu filamanlarda çok fazla madde olduğundan şüpheleniyoruz, ancak görmek zor çünkü onu oluşturan gaz yapı çok incedir. İnceliklerine rağmen, filamanlardaki gazın epeyce sıcak olduğu düşünülmektedir. Düşük enerjili ışık, örneğin mikrodalga gibi bir şey bu filamanlardan geçtiğinde, sıcak gaz radyasyonun enerjisini yükselterek daha sıcak bir ışımaya dönüştürür.

Dolayısıyla, bu filamentlere arka plan ışık kaynağından baktığımızda, potansiyel olarak filament tarafından ortaya adeta dökülmüş bir tür “gölge” görebiliriz. Bu etki, onu tasarlayan iki Rus astronomun onuruna Sunyeav-Zel’dovich Etkisi olarak adlandırılmıştır. O kadar inanılmaz derecede zayıf ve hafiftir ki, sadece bir filamana bakarken onu hiç göremeyiz. Ancak gökbilimciler zekice bir gruptur ve birden fazla filamanın gözlemlerini bir araya getirerek, evrendeki eksik maddenin ilk ipuçları olan net bir sinyali alabildiler.